Şehir Planlamacıları Odası Başkanı Pelin Pınar Özden, daha önce de bu deneyimin yaşandığını, her köprüden sonra trafiğin çok daha fazla arttığını ve kilitlendiğini belirtiyor. Özden’e göre projenin hayata geçmesiyle birlikte yine kent toprakları acımasızca yağmalanacak ve yaklaşık 800 hektarlık yeşil alan yok olacak. Raylı sisteme geçilmeden sorunun halledilemeyeceğini aktaran Özden “İstanbul’a bunu yapanları kent suçlusu ilan edeceğiz” diyor.
Haberin devamı
İstanbul Boğazı’na 3. köprünün Fatih Sultan Mehmet köprüsünün kuzeyinden geçeceğinin açıklamasıyla birlikte trafik sorununa çözüm olup olmayacağı ve projenin kentin orman ve yeşil alanlarına vereceği zararlarla ilgili tartışma alevlendi.
ORMANLAR HASSASİYETİMİZ
Binali Yıldırım, kuzeyden geçecek köprünün ormanları yok edeceği eleştirisini dikkate alacaklarını belirterek “Onlar bizim hassasiyetimiz. Ormanlarımız, ekolojik dengelerimiz, su havzalarımız, bütün bunlar dikkat edilecek konular. Bile bile aymaz bir anlayışla iş yapamayız. Transit trafiği daha rahatlatacak ama daha önemlisi İstanbul’un sabah-akşam yoğunlaşan trafiğini by-pass edecek bir yeni güzergah olacak” diyor.
Ancak 3. köprünün İstanbul’un trafik sorununa çare olacağı ve projeden ormanların etkilenmeyeceği görüşüne başından beri karşı çıkan şehir planlamacıları bakan Yıldırım’ın düşüncelerine karşı çıkıyor.
ŞEHİR PLANLAMACILARI: BU DENEYİM YAŞANDI
Şehir Planlamacıları Odası Başkanı Pelin Pınar Özden, 3. köprünün trafiği rahatlatacağı düşüncesinin kesinlikle yanlış olduğunu belirtiyor: “Binali Yıldırım’ın açıklamalarının gerçekçi ve samimi açıklamalar olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye bu deneyimi daha önce yaşadı. Hem de iki köprüyle yaşadı İstanbul.
YİNE ACIMASIZCA YAĞMA OLACAK
Her köprüden sonra trafiğin çok daha fazla arttığını kilitlendiğini gördük. Bununla da kalmadı; kent toprakları acımasızca yağmalandı. Hem denetimsizlikten kaynaklanan bir yağmaydı bu, hem de yeni otoyollarla köprülerin beslenmesinden kaynaklanan bir yağmaydı.
Aynısını biz 3. köprüde de göreceğiz. Bunun olması durumunda köprünün geçeceği kuzey bölgesinde yaklaşık 800 hektar yeşil alanın, ormanın yok olacağını bilmemiz gerekir.”
Özden, İstanbul’un trafik sorununda çıkışın raylı sistemden geçtiğini defalarca söylediklerini ancak dikkate alınmadığını söylüyor: “Çok yeni söylemler değil ama İstanbul’da ulaşım omurgasının raylı sisteme dayanması gerekiyor. Bizim bugün ulaşım politikamız maalesef bu yönde değil önceliklerimiz hep farklı. Büyükşehir belediyesinin uygulamalarında da gördük. Yakın zaman önce kavşak inşaatları, tünel inşaatları gibi yüzlerce pansuman çözümlerle trafiğe çare bulunmaya çalışıldı.
Bunlara harcanacak kaynak aslında metroya harcanmalıydı. Ondan sonra Büyükşehir Belediye Başkanı çıkıp ‘metroya kaynağımız yetmiyor’ diyebiliyor. Kaynakları dengeli kullanmadığınız zaman trafik sorununu çözme şansımız yok. Bunun da ötesinde kentin her bir noktasında daha yukarılardan gelen kararlarla yeni merkezler, gökdelenler inşa ediliyor. Bunlar o bölgelerde yeni trafik yoğunlukları yaratıyor. Bunların hiçbir altyapı hazırlığı yok, hesabı kitabı da yok. Bunlar olduğu sürece siz ister 3 köprü yapın, ister 33 köprü yapın trafik sorununu çözemezsiniz.”
DEVLET DAHA KENDİ İÇİNDE UZLAŞAMAMIŞ
Özden’e göre köprünün yapılması konusunda devletin kendi içinde de bir uzlaşma söz konusu değil: “Karayolları çıkıp doğru dürüst bir açıklama yapmıyor, kamuyla paylaşmıyor. Büyükşehir Belediyesi 3. köprüye ‘evet’ diyor ama kendi bünyesindeki Metropolitan Planlama Kentsel Tasarım Merkezi’nin yaptığı planlarda 3. köprü öngörülmüyor.
Ve merkezin başkanı Hüseyin Kaptan ’3. köprüye hayır’ dediğini söylüyor. Tüm bunlara rağmen Ulaştırma Bakanlığı da bunu destekliyor. Yani kendi içlerinde uzlaşmış değiller. Binali Yıldırım, ’3. köprü yapılmasın diyenler, İstanbul için suç işler’ dedi. Ben tam tersini söylüyorum. İstanbul’a bunu yapanları kent suçlusu ilan edeceğiz.”