Tatile çıkmadan önce gitmeye karar verdiğim yerle ilgili yaptığım küçük çaplı araştımalarda her zaman kişisel deneyimleri okumayı veya dinlemeyi tercih ederim. İnsanların gezdikleri, yedikleri-içtikleri, kaldıkları yerlerle ilgili görüşlerini birinci elden almayı her zaman daha anlamlı bulurum. Bundan hareketle Bozcaada deneyimimle ilgili aklımda kalanları, aklıma esenleri sıralayım dedim.
O zaman Bozcaada yazıma 10 nurama tavsiyeyle başlayalım.
10 numara tavsiye
Arabayla gidin. Çünkü adanın görülecek çok güzel ve birbirinden çok uzak yerleri var. Merkezde bir otelde kalıyor olsanız bile plajlar için adanın Beylikdüzü’nde diyebiliriz.
Ayrıca üzüm bağları arasından geçen yollarını aşındırarak adanın iç kesimlerini keşfetmek açısından da büyük avantaj. Dolmuşlar var elbette ama seyrek ve ultra-virajlı yollarda insanın içini dışına çıkaran cinsten olduğunu tahmin ediyorum. Araba imkanı yoksa, motosiklet kiralamak da eminim keyifli olacaktır.
Bozcaada'da Nerede Kalınır?
Ben kaldığım yeri söyleyim başka bir yer bilmiyorum çünkü. Ben, genç yaşta küçük burjuva hayalini gerçekleştirmiş ve sayfiyeye yerleşmiş
Deniz Pak beyin
Akvaryum Otelinde kaldım.
Deniz Bey belli ki zamanında oteli kurduğu yere “kuş uçmaz kervan geçmez”, “gece birisi gelse bizi burda kıtır kıtır kesse kimsenin haberi olmaz” dememiş. Merkeze uzak (9 Km) ama otel adanın en güzel koyu olan, hem ayşığında gecesinin hem de gündüzünün seyri pek bir güzel Akvuryum koyuna tamamen hakim, bu özelliğiyle adada denize en yakın otel. Ayrıca harika bir kahvaltısı var. Otelin bütün işlerinin çekip çeviren Ali Bey ve mutfağın patronu Arzu Hanım gibi son derece kibar ve yardımsever bir ekip var. Taş mimari örneği olan otelin iç ve dış dizaynı da görülmeye değer.
Bozcaada'da Deniz
Odanıza yerleşin ve "tezcanlı" gibi hemen o sezon aldığınız mayoları giyip "teleme peyniri" vücudunuzla plajın yolunu tutun.
Denize şezlonglu-şemsiyeli, “medeni” bir yerden girmek isteseniz 2 seçenek var: Ayazma plajı ve Mitos beach. Ayazma oldukça büyük- uzun bir plaj, adanın en çok rağbet gören yerlerinden. Evet duyduklarınız doğru, su gerçekten soğuk. Temmuz ayında bu kadar soğuk bir denize galiba girmemiştim. Soğuk denizi sevmeyen varsa baştan söyleyim Bozcaada'da denize girmek kesinlikle size göre değil.
Siz şezlongunuza yerleştikten sonra plajın en "kavruk" adamı bir süre sonra yanınızda bitecek. Şezlongcudur kendileri, şemşiye-şezlong için 8 lira ödemeniz gerekiyor (bu arada öğle saatlerine falan kalmışsanız yoğun sezonda boş şezlong bulmak sıkıntı olabilir). Plajın girişinde büfeler var içecek gibi ihtiyaçlarınızı gün boyu oralardan temin edebilirsiniz.
Şöyle bir klişeyle deva edeyim: “deniz acıktırıyor”. O zaman plajın hemen çevresindeki restoranlarda bolca deniz mahsülü ya da daha doyurucu seçenekler bulabilirsiniz. Öne çıkan mekan bizim de her öğlen şereflendirdiğimiz Vahit’in Yeri. Burada özellikle ızgara kalamar yemenizi tavsiye ederim. Fiyatlar ne akşam gidilen meyhaneler kadar pahalı ne de fast-food kadar ucuz. Öne çıkan bir başka yer ise
Koreli Restoran.
Ayazma plajında eğlenceli su sporları aktivitelerinin yanı sıra, sörf öğrenebileceğiniz bir merkez de var. Yassı taşları suda kaydırarak sektiririz ya...işte o taş yerine siz sekmek istiyorsanız ringo denen “eğlence”yi deneyin. Son sürat bir teknenin çektiği minik bir lastiğin üzerinde 2 kişi düşmeme mücadelesi veriyor. Düştüğünüz zaman ne demek istediğimi anlarsınız.
Adanın bir diğer plajı da Mitos. Burası
Ayazma'ya göre oldukça küçük ve saat 11’den sonra rezarvasyonsuz yer bulunmuyor. Her türlü isteğinize ve ihtiyacınıza karşılık verebilecek bir yer.
Aracınız ya da motosikletinizle keşfedeceğiniz koylarda denize girmek ise, cam gibi bir denizi az kişiyle paylaşmak isteyenler için ideal. Bunun için bir yer tavsiye etmeye gerek yok istediğiniz yerde durun, hepsi birbirinden muhteşem.
Sonuç olarak denize girmeyi seven insan henüz Bozcaada’da denize girmemişse, “ben denize girmeyi severim” demesin.
Bozcaada akşamları
Balık resotoranları ve meyhaneler ağırlıkta, adanın keyfine varmak için değerlendirebileceğiniz en güzel seçenek. Yine tecrübe ettiklerimi ve öne çıkan mekaları anlatayım. Şehir Meyhanesi, meze çeşitliliği ve spesyalleri açısından oldukça zengin. Burayı da Vahit’in yeğeni işletiyor dolayısıyla lezzet anlayışı paralel. Denize sıfır konumda olan mekanda meze olarak peynir ezme ve cevizli kabak mutlaka denenmeli. Fiyat kalite endeksi açısından diğer mekanlara göre daha iyi olduğunu söyleyebilirim, zaten çoğunluğun tercih etmesinin nedeni de bu.
Söz meyhanelerden açılmışken, balık meselesine ayrıca değinmek gerek. Efendim bir adada bile olsanız, üstelik ülkemizin balık çeşitliliği ve zenginliği açısından en verimli suları olan Kuzey Ege’de yeralan bir adada bile olsanız, balığın az ve pahalı olduğu bir zamana denk gelebilirsiniz. Bu da hepimizin tatil yaptığı yaz aylarıdır. Av yasağının olmasının yanı sıra zaten denizde de balık az olur. Dolayısıyla Bozcaada’da olanla yetinmek durumunda kalabilirsiniz. Tezgahlarda mutlaka olanlar levrek ve çipura (çiftlik değil, e yuh artık..oradada olmasın), bir de ada çevresinde bol bulunan ve buğulaması yapılan
lipsos (çok tavsiye etmem). Ama tezgahları asıl şenlendirenler barbun, loğos, orfoz, Ağustostan sonra bulabileceğiniz akya, sinarit ve mercan. Örneğin Temmuz'da bu balıkları bulabilmeniz için öncelikle havanın iyi, yani rüzgarlı olmaması lazım ki tekneler denize açılabilsin. Balıkarı restoranların tezgahından seçebileceğiniz gibi, hemen yakındaki balık halinden de daha çok seçenek arasından kendiniz alıp restoranda küçük bir ücret (10 lira) karşılığında pişirtebiliyorsunuz.
Özellikle o gün için fiyatları uygunsa ada civarından çıkarılan böcekleri mutlaka denemelisiniz. Biz pazarlık yaparak halden aldık. Yalnız sanki halden böcek değil de eczaneden
viagra alıyormuşuz muamelesi gördük o ayrı konu. “Çok faydalı”, “direkman etkisini hissedersiniz” imalarına mağruz kaldık.
Unutmadan mutlaka denemeniz gereken bir başka lezzet de deniz tarağı, o da “çok faydalıymış”. Restoranlarda tanesi 1 (bir) lira olan bu kabukluyu İstanbul’da neden pek bulamıyoruz diye soruyor insan.
İskelede yeralan
Boruzan Restoran da tavsiye edilesi yerlerden. Özellikle ahtapot ızgara ve midye ızgara bugüne kadar yediklerimin en iyisiydi.
Şarapsever birisi olarak Bozcaada’daki şarap deneyimlerimden de hayli memnun kaldım. Ama
Bozcaada şaraplarını daha detaylı bir yazının konusu olarak ayırıyorum.