Türk şiirinin önemli isimlerinden Cahit Zarifoğlu, vefatının 20. yıldönümünde düzenlenen bir programla anıldı. Ümraniye Belediyesi’nin düzenlediği programa katılan yakın dostu Prof Dr. Nazif Gürdoğan ‘Onun on parmağında yirmi marifet vardı’ dedi. Türk şiirinin önemli şairlerinden Cahit Zarifoğlu vefatının 20. yılında Ümraniye Belediyesi’nin düzenlediği bir programla anıldı. Ümraniye Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, şairin yakın dostlarından Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan, Şair Nurettin Durman, Radyo7 Genel Müdürü ve şair Ferman Karaçam, Radyo programcısı-şair Kahraman Tazeoğlu ile Zarifoğlu’nun sevenleri katıldı.

BAŞKAN CAN: ‘ZARİFOĞLU BİR DÖNEME DAMGASINI VURDU’
Programda bir konuşma yapan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, ‘Kültürümüzün, değerlerimizin yaşanması adına, bu değerleri oluşturan insanlara sahip çıkmamız lazım’ dedi. ‘Zarifoğlu bu ülkenin düşünce ve edebiyat dünyasının bir dönemine damgasını vurmuş bir şairdir’ diyen Başkan Can, belediye olarak ülkenin kültür ve düşünce mirasında emeği olan isimleri yaşatma konusunda hassas olduklarını belirtti. Can, şunları söyledi: ‘Görevi devraldığımızda Ümraniye’de Cahit Zarifoğlu adını taşıyan bir kütüphane vardı. O kütüphaneyi içinde kitaplık, meslek kursları, bilgi evi olan bir Kültür Merkezine dönüştürdük. Yaptırdığımız kültür merkezleri ve bilgi evlerine düşünce ve edebiyat dünyamızın önemli isimlerin adlarını veriyoruz.’
NAZİF GÜRDOĞAN: ‘HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN CÖMERT İNSANDI’
Radyo7 Genel Müdürü-şair Ferman Karaçam’ın yönettiği panel, Zarifoğlu’nun hayat hikâyesinin verilmesiyle başlandı. Zarifoğlu’nun dolu dolu bir yaşam sürdüğünü belirten Ferman Karaçam onun, hayatını inandığı değerlere adayan bir düşünce adamı olduğunu söyledi. Daha sonra söz alan Zarifoğlu’nun yakın dostu Prof. Dr. Ersin Nazif Gürdoğan şunları söyledi: ‘ O sanatı, şiiri, romanı kısacası ilgilendiği bütün dalları doğruyu, gerçeği aramak için bir araç olarak kullanırdı. 7 kişi olarak yola çıktık. Mavera isminde bir dergi çıkardık. Mavera Dergisi dönemin edebiyat okulu oldu. Çıkar ve gösterişten uzak, samimi bir edebiyat ortamı oluşturduk. Zarifoğlu hayatımda gördüğüm en cömert insandı. Kendisinden talepte bulunan birini geri çevirdiğine şahit olmadım. O kadar zarifti ki, rastladığı herkesle selamlaşır, hal hatırlarını sorardı. Kadirşinastı. On parmağında yirmi marifet vardı. Bir gün içinde 40 mektup yazar, program yapar, eş-dost ziyaretinde bulunur, kitap yazardı. Proje adamıydı. En küçük bir şeyden devasa projeler üretirdi. Çocukları çok severdi. Hayatının son günlerinde hep çocuklarla ilgilenip, onlara yönelik kitaplar yazdı.
Daha sonra söz alan şair Nurettin Durman ise Cahit Zarifoğlu ile nasıl tanıştıklarını anlatarak başladığı konuşmasında ilginç hatırlarını dinleyicilerle paylaştı. Gönderdiği bir şiirin dergide yayımlanmaması nedeniyle Zarifoğlu’na kızdığını ve Mavera’yı okumaktan vazgeçtiğini söyleyen Durman, bir tesadüf sonucunda aniden karşılaştıklarında Zarifoğlu’nun nezaket ve sıcaklığı karşısında şaşkına döndüğünü söyledi. O günden sonra yaptığından büyük pişmanlık duyduğunu belirten Durman, kendisiyle güzel bir dostluk kurduğunu söyledi. Durman, Zarifoğlu’nun içtenliği ve sıcaklığıyla herkesi kısa sürede etkilediğini de sözlerine ekledi.
Programa katılan diğer bir konuk olan Radyo programcısı ve şair Kahraman Tazeoğlu, Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerinden örnekler okudu.