2006 yılında çıktığı dünya turnesiyle milyonlarca izleyiciye ulaşan müzik dünyasının çıplak ayaklı divası Cesaria Evora, 18. Most Açıkhava Konserleri kapsamında bu akşam İstanbullular`la
Yokluğun içinden gelerek yükselen, dünya müziğinin en büyük yıldızlarından Cesaria Evora, cüssesi kadar yüreğiyle ve içtenliğiyle dinleyicilerini kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Duygu yüklü şarkıları ve sahnedeki sıcak paylaşımıyla efsaneleşen sanatçı, daha önce de bir araya geldiği Türk izleyicisiyle bu kez Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda buluşmaya hazırlanıyor..
1988 yılında De Silva isimli genç bir Fransız’ın teklifiyle Paris’e gidip “La Diva aux Pieds Nus” (Yalınayaklı Diva) isimli albümü kaydettiğinden beri dünya müziğinin divası haline gelen Evora, Grammy başta olmak üzere birbirinden prestijli ödüllerle kucaklaşan, tüm dünyada en çok satın kadın şarkıcılardan biri!
Yetimhaneden sahnelere...
Cesaria Evora 27 Ağustos 1941 yılında Mindelo’da dünyaya geldi. Alkolik babasının ölümünden sonra annesi fakirlikten dolayı Evora’yı yetimhaneye vermesiyle, sanatçının müzikal kariyeri yetimler korosunda şarkı söylemesiyle başladı. On üç yaşında korodan ayrılan sanatçı, Eduardo isimli bir gemiciyle büyük aşk yaşadı. Ardından kendini
yerel barlarda şarkı söylerken bulan sanatçı, aynı zamanda ‘morna’lar; diğer bir değişle bir çeşit `ulusal blues` diyebileceğimiz şarkılar seslendirmeye başladı ve bu alanda kendini yetiştirdi.
1973 yılında Cape Verde adasının Portekiz kolonisinden çıkıp özgürlüğünü kazanmasından sonra popüler olmaya başlayan sanatçı, özellikle yüksek sosyetenin kabulünü kazandı. Buna rağmen köklerinden hiçbir zaman kopmayan sanatçı açlığın ve sefaletin ne olduğunu iyi bildiğinden bunu şarkılarına da yansıttı.
Karanlık yıllar...
Bu dönemden sonra on karanlık yılını kendi kaderini ve ailevi ilişkilerini sorgulamakla geçirdi. 47 yaşına kadar adını kimsenin duymadığı Cesaria Evora (arkadaşlarının deyimiyle ‘Cize’) 1988 yılında Paris’e gidip “La Diva aux Pieds Nus” isimli albümü kaydetti. Albümün kendi toplumu tarafından oldukça beğenilmesinden sonra, sanatçının bir diğer albümü “Miss Perfumado” 200.000 kopya sattı ve sanatçıya uluslararası bir şöhret kazandırdı. Fransız basını uzun süre sanatçıyı Billy Holiday, Edit Piaf gibi sanatçılarla karşılaştırdı.
1994 yılında “Sodade, les plus belles mornas de Cesaria” isimli toplama albümünü piyasaya süren sanatçı aynı yıl içinde içkiyi bırakma kararı aldı. 1995 yılında albüm satışlarından dolayı Grammy Müzik Ödüllerine aday gösterildi. “Cesaria” isimli albümünden sonra dünyanın dört bir yanında konserler vermeye başlayan sanatçı, 1997 yılından sonra “Cabo Verde”, “Mar Azul” gibi albümleri yayınladı.
Artık bir dünya yıldızı...
1998 yılında Havana’da bir grup Kübalı ve Brezilya’lı sanatçıyla “Cafe Atlantico” isimli albümünü kaydetti. Sanatçı 60 yaşına geldiğinde artık bir dünya starıdır. Paris’te kendisine bir stüdyo kuran sanatçı 60’a yakın müzisyenle uzun süre çalışmanın meyvesi olan “Sao Vincente Di Longe” albümü başarıyla yayınlanır. Albümdeki iki şarkı “Linda Mimoza” ve “Negue” Küba’da, “Regresso” ise Brezilya’da kaydedildi.
Sonraki yıllarda Dünya’yı dolaşıp aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerde yüzlerce konser veren Evora, pek çok ödül aldı. 2003’yılında Güncel Dünya Müziği kategorisinde “Aşkın Sesi" adlı albümüyle aldığı Grammy ödülü bunlardan biri. Sanatçı için bu ödüllerin belki en anlamlısı ülkesi tarafından verilen “Kültür Elçisi” ünvanıdır. Bugün 65 yaşında olan ve her şarkısı milyonlarca kişi tarafından dinlenen sanatçı, hayat verdiği hüzünlü şarkılarla tanınıyor. Şarkıları, Portekiz fadolarından Küba ve Afrika müziklerine uzanan geniş bir yelpazeyi yansıtıyor.
| Yer |
Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi |
| Tarih |
31 Temmuz / 21.00 |
| Bilet |
1.Kategori: 110 YTL
2.Kategori: 88 YTL
3.Kategori: 66 YTL
4.Kategori: 55 YT |