Üsküdar Toptaşı`nda bulunan Valide-i Atik Külliyesi`ndeki panelde konuşan sinema oyuncusu Halil Ergün, Yılmaz Güney`in sinemaya, senaryosunu yazdığı "İzin" filmiyle başladığını söyledi.
Sinemada izlediği ilk Yılmaz Güney filminin "Benim Adım Kerim" olduğunu ve bu filmden çok etkilendiğini kaydeden Ergün, şöyle konuştu:
"Daha sonra Umut filmini izledim ve ona hayranlığım bir kat daha arttı. Güney, Türk sinemasına çok şeyler kazandırmıştır. Onun sineması çok önemli ve ilerici bir harekettir. Onun döneminden beri Edirne`den Hakkari`ye kadar insanımızı etkileyen bir sinema anlayışı oluşmadı. Güney, filmleriyle, `Size bu ülkeye dair söyleyeceklerim var` mesajı veriyordu. Günümüzde setinde bulunmuş olsun olmasın herkes onun hakkında konuşuyor. Birkaç dakikalık bir tanışıklığı dahi olsa bunu abartıyla anlatıyorlar. Bu böyle olmamalı. Yaşadığı dönemde onun ne anlattığına bakmalıyız."
Sinema yazarı Agah Özgüç de Yılmaz Güney`e atfedilen "Çirkin Kral" lakabının nasıl ortaya çıktığını anlattı.
Özgüç, "Yılmaz Güney`le birlikte bir gazetenin hazırlandığı binaya gitmiştik. Tarık Dursun, Güney`le röportaj yaptı. Yazının başlığına ne konulacağını tartışırken Yılmaz, `Madem ki Ayhan Işık`a kral deniyor, bu yazının başlığını Çirkin Kral diye yazalım` dedi. Çirkin Kral lakabı böyle doğdu" diye konuştu.
Yönetmen Ahmet Soner ve sinema yazarı Burçak Evren ise Yılmaz Güney ile ilgili anılarını anlattı.