Beyoğlu’nun simgelerinden biri olan ve Atatürk’ün de müdavimlerinden olduğu mekânın bulunduğu alanın yaklaşık 30 yıllık sahibi, 90 yaşındaki Mithat Müdüroğlu isimli doktor, kiracı restoran sahiplerine iki ay önce bir ihtar gönderdi ve "Mekânı boşaltın, ben taşınıyorum" dedi.
Rejans işletmecileri ise, önümüzdeki günlerde açacağı dava ile "Beyoğlu’nun tarihine tanıklık etmiş mekânın kapanmaması" için mücadele verecek.
İstanbul sosyetesine damgasını vuran "Beyaz Ruslar"a hizmet vermek üzere 1930’larda kurulan, zamanla gazetecilerin, sanatçıların ve aydınların uğrak mekânı haline gelen Rejans, Beyoğlu’nun göbeğindeki Asmalı Mescid Mahallesi Olivio Geçidi’nde hizmet veriyor. Günde yaklaşık 80 kişiyi ağırlayan mekân, müdavimlerinin yıllardır vazgeçemediği bir adres. 
1970’lerde yangın çıktı
Atatürk’ün de bir dönem sıkça uğradığı mekânlar arasında Reajans Restoran’ın adı sıkça geçiyor. Mekân, yıllardır aynı yerde hizmet vermesine rağmen, iki mal sahibi gördü. 1970’lerin sonunda çıkan yangının ardından, mekânın bulunduğu alanı şimdiki sahibi Mithat Müdüroğlu satın aldı. Halen 90’lı yaşlarını süren doktor, bundan önce iki kez daha Rejans’ın kapanması için girişimde bulundu ancak mekân işletmecisiyle anlaşınca davasından vazgeçti. Ancak bu kez işler ciddiye bindi.
Müdüroğlu, avukatları aracılığıyla gönderdiği 29 Kasım 2007 tarihli ihtarnamede, "mal sahibinin mülkü kendi işyeri olarak kullanma ihtiyacı doğduğundan sözleşmenin yenilenmeyeceğini" bildirdi. Restoran işletmecilerinden 1 Şubat 2008’de kira akdinin sona ermesiyle mekânı tahliye etmeleri, aksi halde her türlü kanuni yola başvurulacağı belirtildi.
Nev’i şahsına münhasır...
Araştırmacı yazar Jak Deleon, Remzi Kitabevi’nden çıkan "Beyoğlu’nda Beyaz Ruslar" adlı kitabında Rejans Restoran’ı şöyle anlatıyor:
"Rejans, tıpkı Beyoğlu gibi ‘nev’i şahsına münhasır’ bir efsanedir. Akşamüstü bir barda soluklanıp yemeği Rejans’ta yemeyen bir gazeteci var mıdır? Bırakın gazetecileri reklamcısından mütahhitlere, öğretim üyesinden bürokratına Rejans’ı tanımamış, o dev salonda eski bir kültürün tadına varmamış ‘ehl-i damak’ bulmak mümkün mü? Artık olmayan piyanosu, eskilerin yerini almış genç garsonları, hanım yöneticileri ve Rejans’ın ününü, yeryüzünün her yöresinden duymuş olan turistleriyle ilginç bir ortamdır bu yaşlı lokanta. Özenli servisi ve değişik yemek dağarcığıyla ayrı bir çekiciliği vardır..."
"Rejans’ın 1940-50’lerde müşterileri daha çok yabancı konsolosluk mensupları, İstanbul’un kalburüstü kişileri, zengin azınlıklar, yüksek devlet memurları iken, 1960’lardan itibaren Rejans sanatçıların, yazarların, şairlerin, aydınların üniversite öğretim üyeleri ve öğrencilerinin devam ettikleri bir yer haline gelir. Bunda her dönem makul kalan fiyatlarının da payı vardır. Bugünkü haline dönüşümünün temeli 1976 yılındaki yangındır. Fakat yangına rağmen Rejans aslına elden geldiğince sadık kalınarak günümüze değin varlığını sürdürmeyi başarmıştır. Yangının sebep olduğu ağır tahribatın sonucunda kapatılan Rejans, 1977 yılının Temmuz ayından itibaren yeniden İstanbullulara hizmet vermeye başlamıştır."
Rejans: Sonuna kadar mücadele edeceğiz
İşletme sahibi Erdal Sezener, daha önce iki kez mekândan tahliye edilmek üzere girişimde bulunan mülk sahibinin bu kez vazgeçecek gibi görünmediğini söyledi. Yaptıkları görüşmelerde mal sahibinin "Sizinle hiçbir sorunum yok, sadece mülkümü geri istiyorum" dediğini kaydeden Sezener, şöyle konuştu:
"Mal sahibi ilk davayı 1996’da açtı, geri çekti. 2001’de yine dava açtı, biz kazandık. Şimdi yine açıyor ama bu kez çok ciddi. Tuttuğu avukatlar çok daha kuvvetli. Geçen Kasım ayında bir ihtar aldık. Mal sahibi, ‘Buraya ihtiyacım var, boşaltın’ diyor. Görüşmeler sonuca ulaşmadı. Herhalde kendisi mekana klinik açmak istiyor. Ama biz de sonuna kadar direneceğiz. Hukuki yoldan tüm haklarımızı arayacağız. 75 yıldır aynı yerde hizmet veren bir mekân, benim ailem ise 30 yıldır bu mekânı işletiyor. Aynı yerde kalmamız Beyoğlu için de çok önemli."
Davanın seyrine göre hareket edeceklerini, müşterilerine bilgi vermediklerini de söyleyen Sezener, henüz mekân arayışı içinde olmadıklarını da söylüyor.
Haber :ŞÜKRAN PAKKAN