Müzikseverlerin olduÄŸu kadar dünya çapındaki DJ ve prodüktörlerin de yakından takip ettiÄŸi MATHEW JONSON, canlı performansıyla Indigo’da!
Mathew Jonson, elektronik müziÄŸin her türünden hoÅŸlananlara ayrı ayrı hitap etmeyi beceren, hem evde hem de dans pistinde kulakların pasını alan parçalarla, akıllı kompozisyonlarla ve kulüp marÅŸları haline gelen hitlerle 17 Mayıs Cumartesi gecesi müzikseverleri keÅŸfedilmemiÅŸ ses dünyalarında konfor dolu gezintiye çıkartacak. Gecenin açılışını Tolga Duyan yaparken, Mathew Jonson performansının ardından Batu sahnede olacak.Â
Â
Kıta Amerikası’nın son bir iki yıldır elektronik (ağırlıkla minimal & techno) müzik alanında kalkıştığı atağın en kuzey ucunda, Vancouver’da yetiÅŸmiÅŸ, hem DJ’likte hem de prodüktörlükte kitleleri kendine hayran bırakmayı becermiÅŸ 29 yaşında bir isim olarak hemen göze çarpıyor Mathew Jonson. SaÄŸlam repütasyonunu gençliÄŸinde aldığı perküsyon ve piano derslerine borçlu olduÄŸunu söyleyebiliriz. Henüz ilkokul çağında doÄŸal müzikal yeteneÄŸi sayesinde çeÅŸitli konserlerde boy gösteren sanatçı gençliÄŸe adım attığı yaÅŸlarda erken dönem elektronik müzik ile haşır neÅŸir olmaya baÅŸlamıştır bile, eski klavyeler ve sequencer’lar ile yaptığı deneyler onun gelecekte üreteceÄŸi müziÄŸin altyapısını ÅŸekillendirmektedir. Müzikte (özellikle minimal dans müziÄŸinde) tekdüzelikten bunalanların, çeÅŸitliliÄŸi herÅŸeyden önde tutanların favorisi olmaya aday olan Jonson, gerek kendi adı altında, gerek Danuel Tate, Tyger Dhula ve The Mole ile birlikte oluÅŸturduÄŸu Cobblestone Jazz ve The Modern Deep Left Quartet grupları ile techno, house, (future) jazz ve fusion tarzlarına yönelen, her zaman farkedilebilir ve asla vasat olmayan iÅŸleri Itiswhatitis, Arbutus, Perlon, Sub Static gibi label’lardan (Kompakt bünyesinden çıkan ‘Speicher’ serisinin 26.sında da yer aldığını eklemek gerek) çıkarıyor.
Yayınladığı iÅŸlerden bahsederken, Konrad Black ve Loose Change ile birlikte 2004’ün sonlarında kurduÄŸu Wagon Repair’den bahsetmemek de olmaz tabii ki. Kanada pazarında neredeyse ortak tekel kurmuÅŸ olan Plus 8 ve M_nus’a yavaÅŸ yavaÅŸ kafa tutmaya baÅŸlayan, Mathew’un (daha çok Hrdvsion olarak tanınan) kardeÅŸi Nathan Jonson’ın da çalışmalarının yayınlandığı bu label gelecek yılların en yakından takip edilesi isimlerinden biri olacağının sinyallerini veriyor.
Çalışmaları çeÅŸitli olmakla birlikte özellikle geride bıraktığımız yılda son derece popüler olmayı da baÅŸardılar, ‘Return Of The Zombie Bikers’, ‘Marionette’, ‘Gemini’ gibi parçalarla bir çok dünya çapında DJ/prodüktörün listelerinde en üst sıralarda yer alan Jonson, öncesinde de özellikle ‘Decompression’ ve ‘Love Letter To The Enemy’ ile gelecekte neler yapacağına iÅŸaret etmiÅŸti.
Elektronik müziÄŸin her türünden (ister electro, ister detroit techno, ister house olsun...) hoÅŸlananlara ayrı ayrı hitap etmeyi becerirken, hem evde hem de dans pistinde kulakların pasını alan parçalarla, gerek akıllı kompozisyonlarla gerek kulüp marÅŸları haline gelen hitlerle müzikseverleri keÅŸfedilmemiÅŸ ses dünyalarında gezintiye çıkarıyor. Lineer olmayan minimal tınılar, fazla gürültülü olmadan derinden vuran beat’ler ve artık kendisi ile özdeÅŸleÅŸmeye baÅŸlayan monofonik Roland SH-101 synthesizer’ı (bir nevi Josh Wink + Tr-303 vakası) ile yeni milenyumun en heyecan verici prodüksiyonlarının altında imzasını gördüğümüz Jonson’ın sound’u belirgin bir ÅŸekilde biçimleniyor. Ayrıca Luciano ve The Mole gibi sanatçılarla birlikte kotardığı ‘Alpine Rocket’ ve ‘Moss Rocks’ gibi çalışmalar da onun geniÅŸ müzik yelpazesinin altını çiziyor. Jonson’ı aynı arenayı paylaÅŸtığı diÄŸer çoÄŸu çaÄŸdaşından ayıran bir baÅŸka nokta ise kendisinin emprovizasyona olan yatkınlığı, özellikle Cobblestone Jazz ve Modern Deep Left Quartet ile sahne aldığındaki uyumu, enstrüman hakimiyeti ve canlı performansı ÅŸimdiden dillere destan olmuÅŸ durumda
Â
|