Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Eylül Ayı Filmleri
3 Eylül Çarşamba 21:00
MASUMİYET
 Zeki Demirkubuz’un bu ikinci filminde sinemamız için yeni bir dille sıradan insanların hayatına dönüş ve yalın bir sinema dili buluÅŸuyor. Yusuf karakteri özelinde sıradan insanımızın hayatında bir masumluk izi bulan ve bu karakterin zaman içinde dönüşümünden hayata dair çıkarımlar yapan Masumiyet filmi sinemamızın dışa açılım çabalarında önemli bir etki yaratmıştı. YaÅŸamın karşısında mücadeleye yenik baÅŸlayanların hazin öyküsü…
5 Eylül Cuma 21:00
UZAK
 Antalya Film Festivali’nden baÅŸlayarak toplam 26 festivalde ödül alan bu film sinemamızın kırsal-kentsel kültür çatışması, entelektüel-sıradan insan iliÅŸkisi, yaÅŸam mücadelesi ve sinik bir hayat süren aydın gibi baÄŸlamlarda en tartışmalı ve en baÅŸarılı eserlerden biri. Uzak artık kendi geçmiÅŸine, insanına, insanlarının yaÅŸam mücadelesine yabancılaÅŸmış bir karakterin eÅŸliÄŸinde insanımız üzerine anlamlı ve etkileyici gözlemlerden oluÅŸan bir film.
9 Eylül Salı 19:30
YOL
 Imralı Açık Cezaevi`nden bayram iznine çıkan beÅŸ mahkûmun öyküsü çerçevesinde bir Türkiye panoraması sunuyor YOL. Törelerin mahkum ettiÄŸi kadınlardan, ezilen yoksul Kürt köylüsüne, ihanetin ağırlığı altında kalanlardan, umutsuzluk içine hapsolanlara sesleniyor Yılmaz Güney: "Layığımız bu deÄŸildir!" Senaryosu cezaevindeki Yılmaz Güney’ce yazılan "Yol"`un çekilen ham görüntüleri yurtdışına kaçırılarak Yılmaz Güney`in de başında bulunduÄŸu bir ekipçe kurgulanmıştır.Bu önemli film, 1982 Cannes Film Festivali`nde Costas Gavras ile birlikte "Altın Palmiye" ödülünü almıştı.
11 Eylül Perşembe 21:00
VİZONTELE TUUBA
 12 Eylül askeri darbesiyle biten bu film 70’lerin Türkiye’sine Hakkari’den mizah yoluyla bakıyor. Tartışmalı olan bu film, yerel insanların özlemleri, insan anlayışı, toplumsal iliÅŸkiler, memur-yerli çatışması, bir sürülme mekanı olarak doÄŸu, askeri baskılar ve baskının ulaÅŸtığı seviye açısından incelenebilir. Aynı ÅŸekilde 70’li yılların devrimcileri ve onların gerçekten böyle mi yaÅŸadıkları üzerine düşünmek-tartışmak için bir vesile olarak da düşünülebilir.
12 Eylül Cuma 21:00
BEYNELMİLEL
 1982 yılının Adıyaman’ı, darbe olmuÅŸ, kent büyük ölçüde dümdüz edilmiÅŸtir. Bu yıllarda bir yandan yeni koÅŸullarda tutunmaya çalışan insanlar, direnmeye çalışanlar, gençlerin aÅŸkları ve askerlerin sonsuz düzen-intizam-ve-disiplin talepleri ve elbette soÄŸuk yüzleri ve bitmez-tükenmez emirleri. Bir kent ruhunu kaybederken, enternasyonalin ezgileri içimizi ısıtıyor.
15 Eylül Pazartesi 21:00
FİLLER VE ÇİMEN
Susurluk sonrası çekilen bu film, büyük oranda o dönem medyada yer alanlardan derlenip oluÅŸturulan senaryosuyla derin devlet-mafya-siyaset üçlüsü üzerine eÄŸilen bir eser. “Filler tepiÅŸirken olan çimenlere olur” sözünden çıkış noktasını alan bu filmde bir dönemin sahte kahramanları her yaptıkları alçakça ve çıkarcı eylemlerini vatan-millet söylemiyle birleÅŸtirmeye çalışırken utanç verici bir ikiyüzlülüğün de mimarları olarak sivriliyor.
17 Eylül Çarşamba 21:00
TAKVA
 Özer Kızıltan’ın yönettiÄŸi bu film bir yandan tarikatların iç iÅŸleyiÅŸi, öte yandan bu insanların ahlaki çatışmaları, mal varlıkları, yasakları ve yasakların kendi yaÅŸamlarına getirdiÄŸi baskılar eÅŸliÄŸinde bizzat kendi inançlarına baÄŸlı yaÅŸama mücadelesinin bir insanı nasıl yıkıma götürdüğünü gösteriyor. Bir yandan gerçekten İslamı anlatırken öte yandan inançlarını ve Müslümanları gerçekten derinden eleÅŸtirebilen bir film.
22 Eylül Pazartesi 21:00
EÅžKIYA
EÅŸkıya bir anlamda 1980’li yıllardan beri hep kaybeden insanlarının öykülerini anlatan Yavuz Turgul’un sinemasında ve genel olarak Türk Sineması`nda bir dönemeç noktası olmuÅŸtu. EÅŸkıya eÅŸliÄŸinde insanlarımız kaybettiÄŸimiz deÄŸerleri hatırlayarak bir dönem gözyaşı dökmüştü. Aynı zamanda EÅŸkıya Åžener Åžen’in mükemmel oyunculuÄŸu ve Erkan OÄŸur’un müziÄŸiyle kaybederken ahlaklı kalmaya çalışan “idealist” karakteriyle varolan sisteme isyan edip onun kolluk güçleri tarafından yok edilmesiyle bitiÅŸiyle gizli bir isyan çaÄŸrısı da yapıyor.
24 Eylül Çarşamba 21:00
MÜLTECİ
 Özellikle Türkiye’den Avrupa’ya (özellikle Almanya’ya) gitmeye çalışan mülteci adaylarını anlatan bu film aynı zamanda Avrupa BirliÄŸini bir uygarlık merkezi ve uygarlaÅŸtırıcı bir güç olarak düşünen ve gösteren insanların tezleri üzerinde düşünmek için bir vesile. Bu insanların yaÅŸam koÅŸulları ve gördükleri muameleler ve her birinin gerçek yaÅŸam öyküsü ve insani çıkışsızlığın biriktiÄŸi nokta da Mülteci’nin hikayesi baÅŸlıyor.
|