Haber 34 - İstanbul Haberleri - İstanbul Yaşam
Anasayfa Güncel Spor Kültür&Sanat Yaşam İlçeler Etkinlik Mekan
 
İstanbul > Kültür/Sanat > Sergi

Gelişen Müzecilik

İstanbul`un özel müzeleri ve bu amaçta emek harcayan sivil girişimler, kentin sanat ve tarih dokusuna büyük katkı sağlıyor.

30.08.2007 14:53

Puan : 3.0/5 (2 kere puan verildi)

Sayfayı Yazdır | Bildir.net 'e Ekle | Facebook'a Ekle | Technorati | Digg | Delicious | Google | Yahoo | Stample Upon | Reddit | Mixx

Türkiye`nin ilk özel müzesi olan ve bu yıl kuruluşunun 27. yılını kutlayan "Sadberk Hanım Müzesi", çeşitli dönemlere ait çok sayıda eseri sergiliyor.

Sadberk Hanım Müzesi Müdür Vekili Hülya Bilgi, AA muhabirine verdiği bilgide, müzenin, Sadberk Koç`un tüm hayatı boyunca topladığı Türk işlemeleri, porselenler ve Osmanlı kıyafetlerinden oluşan kişisel koleksiyonunun bir araya getirilmesiyle 1980 yılında Azeryan Yalısı`nda açıldığını söyledi.

Bilgi, Sadberk Koç`un tüm hayalinin, kişisel koleksiyonunu kendi adına bir müzede sergilemek olduğunu ifade ederek, sağlığında bu hayalini gerçekleştiremediğini ve müzenin ancak vefatından sonra, eşi ve çocukları tarafından kurulan Koç Vakfının desteği ile açıldığını dile getirdi.

Müzenin tüm finansal desteğini Vehbi Koç Vakfının üstlendiğine işaret eden Bilgi, ilk açıldığı dönemde müzede yalnızca işlemeler, porselenler ve gümüşlerden oluşan 3 bin 500 parça eser bulunduğunu, zamanla koleksiyonun satın alma ve hibelerle büyüdüğünü ve eser sayısının 18 bini bulduğunu bildirdi.

Hülya Bilgi, bu büyüme dolayısıyla ana çekirdeğini Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonunun oluşturacağı bir kültür kompleksi projesini yürüttüklerini ve proje tamamlandığında müzenin buraya taşınacağını belirterek, "Komplekste konser salonu, anfitiyatro, restoran, kafe ile çocukların vakit geçirebileceği ve müze eğitimi alabileceği mekanlar ile büyük bir otopark düşünüyoruz. Bu amaçla, müzeye uygun yer arıyoruz" dedi.

Koleksiyonun daha geniş bir alanda ve şehir merkezine yakın bir yerde sergilenmesi durumunda çok daha fazla kişiye ulaşılabileceğini dile getiren Bilgi, müzede fiziksel alan ve tarihi bina kısıtlaması nedeniyle koleksiyonun büyük çoğunluğunun sergilenemediğini ve müzeye bağışlanan eserlerin eleme sonrası kabul edilebildiğini bildirdi.

"Müzecilik, sürekli kendini yenilemektir" diyen Bilgi, koleksiyonun hibe ve satın almalarla sürekli büyüdüğünü, daha rahat sergileme yapabilecekleri ve yurt dışından sergiler getirebilecekleri büyümeye müsait bir yapı düşündüklerini söyledi.

Bilgi, özellikle koleksiyonda bulunan tekstil türü kıyafetleri, dokuma, halı ve kilim koleksiyonunu da sergilemek istediklerini ifade ederek, yeni binada modern sanat eserlerine de yer verileceğini bildirdi.     

DEĞİŞEN MÜZECİLİK ANLAYIŞI-     

Bilgi, müzeciliğin çok masraflı bir kültür hizmeti olduğunu, her şeyi devletten beklemek yerine vakıf, tüzel ya da özel kişilerin ciddi anlamda özel müze kurmak üzere teşvik edilmesi gerektiğini, ancak gerek eser koleksiyonculuğu ve gerekse özel müzeciliğin son derece ciddiye alınması gereken konular olduğunu kaydetti.

Müzelerin yalnızca koleksiyonların sergilendiği ve muhafaza edildiği yerler olmadığını kaydeden Bilgi, "Müzeler, sergiler, konferanslar yaparak halkın eğitimini ve beğenisini geliştirmeye katkıda bulunan yerler olmalıdır" diye konuştu.

Bilgi, İstanbul Modern Sanat Müzesi, Sakıp Sabancı Müzesi ve Pera Müzesinin yaptıkları başarılı çalışmalarla müzecilik alanında hızla ilerlendiklerine dikkat çekerek, "Özellikle Sabancı Müzesinin `Picasso İstanbul`da` sergisi, hem kültür sanat aktivitesi olarak çok önemli, hem de müze ve müzecilik açısından büyük bir PR çalışması oldu. Dağa taşa Picasso Sergisi yazıldı, ama çok etkili oldu" dedi.

Türkiye`nin müzecilik alanında gelişmiş olmadığını savunan Bilgi, batıda bu işe çok daha erken başlandığını, Türkiye`de ise bu işin çok yeni olduğunu, ancak Türk toplumunda da müzeye olan ilginin arttığını, artık insanların hafta sonları ailesiyle birlikte müzelere gittiğini söyledi.

Bilgi, turlarla gelen yabancı ziyaretçilere değinerek, müzede bulunan eserler hakkında bilgi sahibi olarak gelenler olduğunu, özellikle İznik Çini ve Seramik Koleksiyonunun ilgi gördüğünü bildirdi.     

AZERYAN YALISI  

Hülya Bilgi, müzenin Azeryan Yalısı kısmında erken İslam döneminden başlayarak Selçuklu, Timur, Memlük ve aralarında tuğralı gümüşler ve tombak bulunan Osmanlı maden eserlerinin yer aldığı Türk İslam eserlerinin sergilendiğini belirtti.

Bilgi, müzenin aynı bölümünde sergilenen seramik eserleri arasında dünya koleksiyonları içinde hatırı sayılır bir yeri olan "İznik Çini ve Seramik Koleksiyonu"nun bulunduğunu ifade ederek, İznik çini ve seramik sanatının gelişiminin müzede rahatlıkla takip edilebileceğini vurguladı.

Müzenin Azeryan Yalısı kısmında ayrıca "Kütahya Seramikleri", "Çanakkale Seramikleri", "Osmanlı-Türk porselenleri"nin de sergilendiğine dikkati çeken Bilgi, yalının ikinci katında Türk gelenek ve göreneklerinin, kıyafetler, işlemeler ve dokumaların kullanıldığı mizansenlerle tanıtıldığını kaydetti.

Bilgi, müzede, yurt dışındaki müzayede ve antikacılardan tek tek satın alınarak bir araya getirilen 15-19. yüzyıllar arasında tarihlendirilen Osmanlı dönemine ait çini, seramik, metal, dokuma ve işleme ağırlıklı 328 adet eserin bulunduğunu, Sevgi Gönül`ün özellikle yurt dışında düzenlenen müzayedelere çıkarılmış eserleri satın alarak müzeye kazandırdığını, böylece bu eserlerin ait oldukları topraklara getirilmesinde büyük rol oynadığını söyledi.

Hülya Bilgi, zengin bir hat koleksiyonuna sahip olan Sevgi Gönül`ün 2003 yılındaki vefatından sonra koleksiyonunun Sadberk Hanım Müzesi`ne devredildiğini hatırlattı.

SEVGİ GÖNÜL BİNASI     

Müze binasının, eser sayısının artması sonucunda yetersiz kaldığını anlatan Bilgi, müzenin hemen yanındaki yalının satın alınarak restore edildiğini ve 1988 yılında "Sevgi Gönül" binası olarak ziyarete açıldığını bildirdi.

Bilgi, Sevgi Gönül binasının, 1980 yılında Sedat Hakkı Eldem`in bir projesiyle müzeye dönüştürüldüğünü, binanın birinci derecede eski eser olduğuna, başlı başına bir eser olduğu için öncelikle binanın muhafaza edilmesi gerektiğine ve eski bir binada sergileme yapmanın zorluğuna dikkat çekti.

Binada arkeolojik eserlerin yer aldığı neolitik dönemden başlayıp Bizans dönemine kadar kronolojik olarak Anadolu uygarlıklarına ait eserlerin görülebileceğini dile getiren Bilgi, binanın çağdaş müzecilik anlayışında hizmet etmesi sebebiyle "Europa Nostra" ödülü aldığını anımsattı.

Sergilenen eserler arasında M.Ö 2. yüzyıl ve Helenistik döneme ait eserler bulunduğunu ifade eden Bilgi, 350 parçadan oluşan "Kariya Koleksiyonunun" da müzede sergilendiğini söyledi.

Hülya Bilgi, ünlü bir koleksiyoner olan Hüseyin Kocabaş`ın, 1983 yılında 7 bin 200 parçadan oluşan arkeolojik eserler ve Türk İslam eserlerinden oluşan koleksiyonunu müzeye devrettiğini de kaydetti.
  
Bilgi, talebe bağlı olarak yurt dışındaki sergilere eser gönderdiklerini belirterek, Güney Kore`deki seramik sergisine 35 adet eserle, Aralık ayında Amsterdam`daki "City of the Sultan" adlı sergiye ise 64 adet eserle katıldıklarını bildirdi.

Müze binasının küçük olması sebebiyle tüm eserlerin aynı anda sergilenemediğini vurgulayan Bilgi, müzede zaman zaman tematik sergiler düzenlendiğini, böylece depolarda bulunan eserlerin de ziyarete açıldığını anlattı.

Bilgi, müzenin ikinci katında bulunan kıyafet ve işlemelerin tekstil türü malzemelerin dinlendirilmesi gerektiği için 6 ayda bir sergilendiğine dikkati çekti.

Mekan kısıtlı olduğu için çok olmamak şartıyla koleksiyona uygun yurt dışından sergiler getirdiklerini de ifade eden Bilgi, şunları söyledi:

"Böyle çok büyük, bir Sabancı Müzesi`nin veya Pera Müzesinin yaptığı gibi değil, mesela `Kağıt elbiselerle moda` diye bir sergi yaptık. Bizim kıyafetlerimizi sergileyebileceğimiz vitrinler var. Bu bize uygundu. Belçikalı bir sanatçıya ait sergi, tamamen kağıtlarla çalışmıştı. Önemli şahsiyetlerin kıyafetleri ve çok hoş bir sergiydi. Teklif geliyor, biz de değerlendiriyoruz



Kaynak : Anadolu Ajansı
Yorum Yaz
 
Etiketler : » müze » yalı » istanbul müze » istanbul sanat » yalı müze » köşk » tarih » azeryan yalısı » azeryan » sevgi gönül » koç » bilgi » hüseyin bilgi » sabancı müzesi » istanbul modern » pera müzesi » sadberg koç

 ADnet Reklamları  
Siz de reklam verin  
Sergi
Dali 20 Eylül`de İstanbul`da
Hakikat Feller`in Hat Sergisi Feshane`de Açıldı.
İstanbullaşmak
Benim Adım Apel - Je m ’ appelle Apel
Dev Ayakkabılar İstanbul`da
Kültür/Sanat
Phonem by Miller
İBB`den Yeni Sanat Sezonu Resepsiyonu
Saray Ressamı Zonaro`nın Anlattıkları
18. Akbank Caz Festivali Başlıyor
Film Ekimi Geliyor
POP
Üç Maymun Oscar Adayımız
Mamma Mia İstanbul`a Geliyor
Metro`da Sanat
Hadi Çaman Öldü
Topkapı Kültür Park Ramazan Programları Devam Ediyor
Total Western Fransız Kültür Merkezi`nde
garajistanbul`da Sezon Açılıyor
Dali 20 Eylül`de İstanbul`da
Kara Bulut`un Çekimleri Tamamlandı
İstanbul Modern`de Sinema
Hakikat Feller`in Hat Sergisi Feshane`de Açıldı.
İstanbullaşmak
St. Petersburg Bale Tiyatrosu İstanbul`daydı
Yılmaz Güney`in Hala Yaşayan Senaryoları Var
İstanbul Canlı Kamera - İstanbul Haritası - İstanbul Namaz Vakitleri - İstanbul Firmaları - İstanbul Nöbetçi Eczaneler
Site Haritası - Yeniler - En Çok Okunanlar - En Çok Puan Alanlar
RSS - Technorati Favorilerime Ekle

Anadolu Ajansı
Sitemiz Anadolu Ajansı Abonesidir.
Tüm hakları saklıdır. © 2007
Yazılım ve İçerik EJDER