Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi`nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Müze Müdürü Nazan Ölçer, çağdaş sanata dönük çalışmaların daima yakınında yer alan Deutsche Bank`ın sanat yönetmeni Dr. Ariane Grigoteit`in, mart ayında Sabancı Müzesi Hat Koleksiyonu ile Deutsche Bank bünyesindeki çağdaş sanat eserlerini bir sergi çerçevesinde buluşturma önerisi getirdiğini söyledi.
Ölçer, serginin, bu yıl onuncusu kutlanan Uluslararası İstanbul Bienali çerçevesine uygun bir etkinlik olacağını düşündüğünü anlatarak, mimari ile başlayıp dekoratif sanatlara uzanan, tasarım ve müzik alanında sıkça rastlanan bu zıt buluşmaların, sanatseverleri bildik kalıplardan çıkararak, düşünmeye sevk edeceğini bildirdi.
İnsanların farklı görünen yapıya rağmen olası ortak noktaları bulmaya yönlendirdiğini bilerek bu sergiyi hazırladıklarını ifade eden Ölçer, serginin bienalle aynı dönemde düzenlendiğini hatırlatarak, bienalin de bir buluşma olduğunu, ancak orada yalnızca bilinmeyen, eserlerin, fazla tanınmayan çağdaş sanatçıların görüldüğünü ve oraya giderken ne olacağının, ne görüleceğinin bilinmeden gidildiğini savundu.
"Habersiz Buluşma/Blind Date İstanbul" sergisinin bienalden farklı olduğunu dile getiren Ölçer, "Sergide Kadıasker Mustafa İzzet`le, bir bakıyorsunuz Kandinsky`nin farklı eserleri yan yana birbirine bakıyor. Tarihten gelen sanatçılarla günümüzde hala yaşayan sanatçıları bir araya getiriyoruz. Bunu çok önemli buluyorum, çünkü iki kültür arasında sanıldığı kadar farklı, uzun mesafeler yok. Sanatın dili, sanatçının çizgileri pek çok yerde bizi aynı kanalda buluşturabiliyor" diye konuştu.
Nazan Ölçer, sergiyi bienalle özellikle aynı anda yapmak istediklerini belirterek, "Her şehir bu tür etkinlikleriyle övünür. Bütün şehir halkı ya da sanat çevreleri ona bir biçimde eşlik eder ve kente deneyim katar. O kentin kültürel yaşamını, farklılığını, zenginliğini ve çok yönlülüğünü gösterir. Yaşadığımız İstanbul, bu çok yönlülüğü dünyadaki her şehirden fazla gösteren bir kent. Gittikçe de öne çıkıyor. Uzun yıllardır hak ettiği role yeni yeni giriyor" dedi.
-ARİANE GRİGOTEİT-
Deutsche Bank Sanat Bölümü Başkanı Dr. Ariane Grigoteit de, sergiyi İstanbul`da gerçekleştirmekten çok mutlu olduklarını belirterek, 10. Uluslararası İstanbul Bienali`yle aynı dönemde açılacak serginin, bienali daha zenginleştireceğine inandığını söyledi.
Serginin doğu ile batıyı şaşırtıcı bir şekilde benzersiz bir kent olan İstanbul`da bir araya getirdiğini vurgulayan Grigoteit, "İstanbul doğu ile batının su yolu üstünde ayrıldığı bir şehir. Ama aslında sınırlar o kadar net değil. Bunu siyaset ve toplumlarda da görüyoruz. Sınırlar giderek ortadan kalkıyor. Belirsiz bir hale geliyor. Burada açılışını gerçekleştirdiğimiz sergide de, Osmanlı Hat Sanatı ile çağdaş sanat eserleri bir arada sergilenecek. Sergiyi hazırlarken çok kez büyük şaşkınlık içinde olduk, çünkü çok farklı yerlerde üretilmiş olan sanat eserlerinin tahmin edilenden çok benzerliği olduğunu gördük ve büyülendik" diye konuştu.
Grigoteit, serginin kurulduğu kıyıda Asya ile Avrupa arasındaki mesafeye dikkat çekerek, şunları söyledi:
"Boğaz`ın iki yakası arasındaki mesafe bu kadar az. Bir çok Avrupalının hala uzak ve yabancı olarak algıladığı bir kültür aslında bu denli yakın. İki değişik kültürün ve çok değişik kuşakların `Habersiz Buluşma`daki bu karşılaşması, kültür alışverişinin geçmişte ve günümüzde ne denli güçlü olduğunu, karşılıklı ilginin ne denli güçlü bir geleneğe dayanarak sürdüğünü apaçık gösteriyor."
Eski-yeni karşıtlığını ve çarpıcılığını vurgulamayı amaçlayan sergi, "Sıra dışı karşılaşmalar ve beklenmedik ilişkiler" temasını taşıyor.
Sakıp Sabancı Müzesi`nden 42, Topkapı Sarayı ve Türk İslam Eserleri Müzesi koleksiyonlarından 4 parçanın yer alacağı sergideki diğer eserler ise Deutsche Bank koleksiyonuna ait.
Sergide, hattat Mustafa Rakım`ın Nusretiye Camisi için tasarladığı ve mermere uygulanmış 40 metre uzunluğundaki yazı kuşağı kalıpları ile Nakşıdil Sultan Türbesi kubbe kasnağı için hazırladığı 43 metre uzunluğundaki yazı kuşağı, Sultan 2. Mahmud`un Topkapı Sarayı Has Oda için hazırladığı 25 metre uzunluğundaki yazı kuşağı kalıpları ile Topkapı Sarayı`nda saklanan, ancak ne amaçla yapıldığı tam olarak bilinemeyen 1550-1561 tarihleri arasında hazırlanmış ve ünlü hattat Ahmet Karahisari`nin öğrencisi Süleymanü`l Haccar`ın eseri olan hat örneği, Sakıp Sabancı Müzesi koleksiyonundaki nadir el yazmaları, berat, murakkaa, karalamalar ve levhalarla batı sanatının çağdaş örnekleri yer alıyor.
Paul Klee, Wassily Kandinsky, Hans Arp, Joseph Beuys, Tony Cragg gibi çağdaş sanatçılarla Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Derviş Ali, Mustafa Rakım, İsmail Zühdi gibi hat sanatçılarını bir araya getirecek sergi, 1 Kasım 2007 tarihine kadar açık kalacak.