Katre-i Matem, Babilde Ölüm İstanbulda Aşk, Babil`de Ölüm İstanbul`da Aşk, Kitab-ı Aşk, İki Dirhem Bir Çekirdek, Aşkname, Ah Mine`l - Aşk, Leyla ile Mecnun ,Kırk Güzeller Çeşmesi, Kahve Molası, Gül Şiirleri, Dört Güzeller Toprak, Su, Hava, Ateş gibi roman, hikaye ve şiir kitaplarının ünlü yazarı Profesör Doktor İskender Pala; son olarak gündem yaratan İki Darbe Arasında isimli kitabını yayınladı.
İskender Pala, bu defa pek bilinmeyen bir özelliğiyle, “asker kimliğiyle” karşınızda. Usta yazar, 12 Eylül’ün hemen ardından başlayıp 28 Şubat sürecinde YAŞ kararıyla son bulan Deniz Kuvvetler’ndeki 15 yılın hikâyesini içeriden okuma fırsatı veriyor.
Divan Edebiyatı üzerine yaptığı çalışmalar ile tanınan 1958 doğumlu Pala, Divan edebiyatı alanındaki çalışmalarıyla dikkat çekiyor.

İskender Pala internet sitesinde kendisini şöyle anlatıyor:
``Ben İskender Pala. Ders kitaplarının arasına mahrem sevgililerin resimleri gibi saklayarak evin soba yanan tek odasındaki kış gecelerinin Teksas ve Tommiks`lerini geride bıraktığım ilk mektep yıllarından sonra -ki kendilerini takip eden soluk benizliler yanlış istikamete gitsin diye Apaçilerin atlarının ayaklarına nalları ters çaktıklarını bu vesile ile bilirim- okuduğumu hatırladığım ilk kitap Peyami Safa`nın 9. Hariciye Koğuşu olmuştu. Kitabı elime aldığımda önce Kızılderili reisi Oturan Boğa`ya ihanet ettiğimden dolayı utandığımı ve bir asker hikayesi okuyucağımı vehmederken safran boyalı koridorlardan eter kokusu duyarak sükût-ı hayâle uğradığımı hâlâ unutmam. Galiba kitabın adındaki Koğuş kelimesinin en masum askeri anlamıyla böyle düşünmüş ve yerli kızılderili hikayeleri hayal ederken Uşak sokaklarında asker koğuşu hayal eder olmuştum. 9. Hariciye Koğuşu`nu lise yıllarımda yeniden okuduğum zaman ben de roman kahramanı gibi hasta yatağındaydım ve ıztıraplarımın ince sızılarında bir haram lezzeti duymuştum.

Bunu Peyami`nin Yalnızız`ı takip etti. O kitaptan aklımda kalan tek cümle -eğer yanlış hatırlamıyorsam- "Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım." idi ve ben Peyami`nin, yalnızca bu cümleye anlam katabilmek için o koca romanı yazdığına inanmıştım. Gerçekten de ilk gençlik yıllarımın bütün ruh ummanları bu cümleyle çalkalandı ve Türkiye`nin 70`li yıllarına rastlayan bütün gençlik fikir ve bunalımları yavaş yavaş beynimin cidarlarında acıyla, nefretle formatlanmaya başladı.``
İskender Pala`nın son kitabı İki Darbe Arasında - Kapı Yayınları`ndan çıktı.
28 Şubat süreci….her gün bir yığın hüsran… Günler ilerledikçe dalgalar şiddetini arttırarak dövmeye başlamıştır kalbinizin duvarlarını ve çaresizliğin sesi çığlık çığlığadır