Kapalıçarşı Şark Kahvesi`nde düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Günay, Kapalıçarşı`nın 500 yıldan beri ayakta duran bir kurum olduğunu belirterek, bu kurumun artık yeni baştan ele alarak yenilenmesi, geleneklerini bozmadan, köklerini sarsmadan, ama bundan sonra daha olumlu ve yararlı bir şekilde hizmet edebilecek hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Orhan Veli`nin "Kapalıçarşı kapalı kutu" dizeleri ile biten şiirini hatırlatan Günay, "İnanıyorum ki, Kapalıçarşı kapalı kutu oldukça ilgi çekicidir, güzeldir, hoştur, ama aynı zamanda biz Kapalıçarşı`yı Eminönü`nün, tarihi kent merkezinin ve İstanbul`un dünyaya açılan yeni perdesi, sahnesi haline getirmeliyiz. Burayı kapalı kutu olmaktan bir ölçüde çıkarmalıyız. Ve artık İstanbul`un kültürünün, turizm değerinin çok önemli hazinelerinden birisi olarak bu sandığın kapağını açmalıyız. Ve bütün dünya buradaki güzelliği görmeli" dedi.
Ertuğrul Günay, bunun sadece var olanı aynen muhafaza etmekle olmayacağını dile getirerek, önümüzdeki dönemde Kapalıçarşı`nın hem fiziki mekan olarak, hem de manevi ortam olarak iyileştirilmesine dönük bir proje çalışması yapacaklarını bildirdi.
-KAPALIÇARŞI`NIN İYİLEŞTİRİLMESİ-
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, projeye ilişkin şu bilgileri verdi:
"Önümüzdeki dönemde bu projeyi hayata geçirmeye çalışacağız. Çok kısa sürede bakanlık, valilik, büyükşehir ve ilçe belediyesi, dernek ve esnaf temsilcileri ile bilim adamlarının katılımıyla bir danışma kurulu oluşturacağız. Bundan sonra ne yapabiliriz?
Kapalıçarşı`nın imar durumunun sağlıklı bir şekilde deprem tehlikesinden etkilenmeksizin sürüp gitmesi, burada alışveriş yaşamının sağlıklı bir şekilde sürmesiyle, çevreyi kirletmeden bir alışveriş ve iş ortamının sürmesi, güvenliği, temizliği, bakımı ve buranın bir 500 yıl daha geleceğe güvenle taşınabilmesi için ne yapabileceğimiz konusunda yol haritası çıkaracağız. 2010 yılına kadar da elimizden geldiği kadar Kapalıçarşı`yı İstanbul`un övünebileceğimiz mekanlarından, zenginliklerinden, güzelliklerinden birisi haline getireceğiz."
Günay, Kapalıçarşı kitabının kendilerine nasıl bir değeri ellerinde tuttuklarını hatırlattığını, kitapta 500 yıllık bir tarihin 350 sayfanın içine konulduğunu anlattı.
Gelecek yıllarda Kapalıçarşı`nın sokaklarında dolaşırken, bu mekanın geleneklerinden koparılmadan iyileştirildiğini, düzenli, temiz, bakımlı hale geldiğini gördükleri zaman daha büyük keyif alacaklarını ifade eden Günay, kitabın hazırlanmasında katkısı bulunanlara teşekkür etti.
-PROF. DR. MORTAN-
Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Kenan Mortan da, kitabın imece usulüyle hazırlandığını, Kapalıçarşı Esnaflar Derneği ile burada çalışan esnafın katkısı olmadan bu kitabın hazırlanamayacağını söyledi.
Kapaçarşı`daki 3 bin esnafın yüzde 20`sinin kitabın hazırlanmasına direkt katkısı olduğunu, ayrıca kamusal destek de gördüklerini anlatan Mortan, kitapta kendisinin çarşı bölümünü yazdığını belirtti.
Mortan, dünyada 12 tarihi çarşı bulunduğunu ifade ederek, Fas Çarşısı`nda 250 yıllık nal bulunabileceğini, Kahire ve Tahran çarşılarında peşkir satın alınabileceğini dile getirdi. Mortan, "Hem tarihin, hem bugünün, hatta geleceğe dönük duruşun pazarlanabildiği tek yer Kapalıçarşı`dır" dedi.
Kapalıçarşı`da hem üretimin, hem de pazarlamanın olduğunu kaydeden Mortan, Kapalıçarşı`nın 1461`de Fatih Sultan Mehmet tarafından iki özel vakıf kurularak kurgulandığını ve çok özel bir model ortaya konulduğunu bildirdi. Mortan, Kapalıçarşı`nın her sınıftan, ırktan, dinden insanı içinde barındırarak bugüne geldiğine işaret ederek, şöyle konuştu:
"Kitabı hazırlarken Ermeni, Yahudi, Süryani insanları tekrar bulduk. Bu kompozisyonun bozulmadığını gördük. Dolayısıyla 2010 yılına hazırlanan İstanbul`da çok özel butiklerden biri bu. Yaşayan insan olgusu var burada. Bakanlar Kurulundan çıkarılan kararname, Kapalıçarşı`nın restorasyonuna imkan tanıdı. Derneğe, yapılacak işlerin önceliğini belirlemek, bakanlığa da kıt kaynağını iyi kullanmak önceliği düşüyor. Bize göre burada aciliyet tavanla ilgili. Çok fazla elektrifikasyon sonucu burası geçmişte de olduğu gibi yangına çok açık hedef durumunda. Yeniden değil, yenileme ile çarşı esnafından da katkı alarak 2010`a hazırlanırsa, Kapalıçarşı 500 yıl daha geleceğe taşınır."
-PROF. DR. KÜÇÜKERMAN-
Prof. Dr. Önder Küçükerman ise 550 yıllık geçmişi olan Kapalıçarşı`nın, Osmanlı Devleti`nin sanayi, ticaret, finansman ve eğitim merkezi olduğunu söyledi.
Bu sebeplerle çarşının sadece üstü örtülmüş bir çarşı olmadığını dile getiren Küçükerman, "Burası bir tasarım, sanayi, moda merkezidir. Üstü örtülü bir çarşı değil, üstü örtülü bir kültür mirası, üstü örtülmüş büyük bir finans merkezi ve üstü örtülmüş bir tarihtir. Gelmiş geçmiş bütün kuşaklara bu kitabı armağan ediyorum" dedi.
Küçükerman, kitapta Kapaçarşı`nın mimarisinden çok niçin yaratıldığı, neye yaradığı, 550 yıl boyunca yapılan mücevher işlemesinin nasıl yapıldığı gibi konuların anlatıldığını söyledi. Kitapta, "Bu sistem, üniversite gibi kendi adamını mı yetiştiriyor, bir banka gibi kendi kaynaklarını mı geliştiriyor, pazarlama sistemi gibi olup ürününü mü satıyor, aynı zamanda devlete kredi mi veriyor" gibi sorulara açıklık getirildiğini ifade eden Küçükerman, bir kompleks olan Kapalıçarşı`yı ikiye bölüp tasarımla ilgili bölümü kendisinin hazırladığını kaydetti. Prof. Dr. Küçükerman, "Burası aslında Türkiye`nin en önemli tasarım noktasının başladığı kurumdur" dedi.
Öte yandan, toplantının yapıldığı Şark Kahvesi`nin özel anı defterini de imzalayan Bakan Günay`a bir plaket takdim edildi.
2007 yılında okuyucuya sunulan kitabın ilk baskısının bitmek üzere olduğu, ikinci baskısının yapılacağı bildirildi.
Kitabın tanıtımının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve beraberindekiler, Kapalıçarşı`yı gezerek tadilatı gereken yerler hakkında ilgililerden bilgi aldılar.
Bu arada bazı çarşı esnafı, Kapalıçarşı`ya turist gelmediğinden yakındı