Batman, süper kahramanlar içinde en çok sevdiğim karakter. O yüzden bu yazımın konusu da Batman.
25 Temmuzda gösterime girecek son Batman filmi "Kara Şövalye" öncesi serinin tarihinden ve diğer filmlerinden bahsedelim.
İstanbul ve Dünya sinemaları, heyecanlı Batman hayranları için hazırlanıyor. Bob Kane’nin yarattığı ve ilk defa 1939 yılı Mayıs ayında Detective Comics’in 27’inci sayısında çizilen karakter Batman, son sinema filmi ile geliyor.

İlk Batman filmi 1966 yılında gene "Batman" ismi ile gösterime girdi. Yönetmenliğini Leslie H. Martinson`ın üstlendiği filmde ilk Bruce Wayn (Batman) rolünde Adam West`i Robin rolünde Dick Grayson`u ve The Catwoman (Kitka) rolünde ise Lee Meriwether`i izledik.
İzledik derken; tabi benim için gösterildiği tarihten 23 yıl sonrasına tekabül eden zamanlardan bahsediyorum. 60`ların Hollywood sinemasının macera ve süper kahraman klişelerini doğal olarak barındıran filmde, aksiyon ve komedi ağır basan unsurlar. Batman çizgi romanlarında hissedilen kasvetli hava, bu filmde çok verilmiyor.

1989 yılında çekilen ve o klasik "efsane dönüyor" manşetleriyle tüm Batman hayranlarını heyecanlandırmış olan film, bugünlere kadar belirli aralıklarla çekilen Batman maceralarının ilk filmi olma özelliğini de taşıyor. Bu sefer yönetmen koltuğunda gotik, yaratıcı ve marjinal bakışı ile nam salan yapımcı ve yönetmen Tim Burton var. Tim Burton`un; Bruce Wayn’(e alternatif olarak) tercihi, Michael Keaton, Joker rolünde Jack Nicholson ve esas kız Kim Basinger. Bu saydığımız isimler bir araya gelince bekleneceği gibi mükemmel bir iş çıkmış ve kanaatimce de gayet güzel bir Batman filmi sunulmuştu izleyiciye.
Ardından 1992 yılı Tim Burton`lu yıllar devam ediyor ve ünlü yönetmen karşımıza "Batman Returns" ile çıkıyor . Rollerde gene dev isimler; Michael Keaton ‘Batman’ rolünü sürdürmekte, Danny DeVito ‘Penguin’ rolünde ve çizgi romandan bir karakter daha "Cat Women". Karakteri canlandıran isim, Tim Burton`un harika seçimi sonucu tüm dişiliği ile arz-ı endam eden Michelle Pfeiffer.

Yıl 1995. Ben ve birçok Batman hayranı için karanlık yıllar. Joel Schumacher`li kötü Batman serisi başlıyor. Önce "Batman Forever" ve 1997`de "Batman & Robin". Bu iki filmde sevdiğim nadir şeyler: Val Kilmer`in Batman rolüne yakışması ve Jim Carey`nin ustalığı (Batman Forever). Batman & Robin ise fiyasko denebilecek, klasik bir Amerikan aksiyon filmi. Bu filmlere karşı çok acımasız davrandım sanırım ama gerçekten tat alamadığım ve sıkıldığım kötü işlerdi.
2005 yılın da Christopher Nolan`ın çektiği ve Batman rolünde son yılların yükselen değeri; Christian Bale`i gördüğümüz Batman Begins, benim izlediğim en güzel Batman filmiydi diyebilirim. Joel Schumacher`in çektiği o kötü iki filmden sonra umut verici bir Batman filmi ve oldukça güzel bir başlangıç. Bruce Wayn`in karanlık, nevrotik tarafları ve Batman`in Batman oluş süreci gerçekten hoş ve etkili anlatılmıştı.
Alfred`i usta oyuncu Michael Caine, Henri Ducard rolünde Liam Neeson ve esas kız bu sefer Katie Holmes`ı izlediğimiz Batman Begins, iyi bir yeniden başlangıç için oldukça umut vericiydi.
‘Batman Begins`i referans alırsak, 25 Temmuzda gösterime girecek ve yönetmenliğini gene Christopher Nolan’ın üstlendiği “Dark Knight” (Kara Şovalye) için çok güzel bir film olacak diyebiliriz.
