Küresel ısınma ne diye sorsak basit bir giriş cümlesi şu şekilde karşımıza çıkar sanırım:
"Dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.
Dünya`nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir. Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir..."
Ama yalan tabiî ki. Size buradan ilan ediyorum dünya da insanlığı bekleyen hiç bir tehlike yok. Hepsi çevre örgütlerinin uydurması. Hemen kanıtlarımı sıralıyım. Özellikle son bir kaç yıldır bireysel çabalar ile enerji tasarrufunun yolları tüm yazılı ve görsel medyada bağır çağır vurgulanıyor. Örneğin,
"Arazi tipi ve yüksek motor güçlü araçlar yerine, düşük motor gücündeki araçları tercih edin ! " deniyor...
Yollara baktığımız zaman ülkenin en eğitimli en okuryazar kadrolarını altında yüksek motorlu otomobiller ve arazi araçlarını görürüz. E şimdi çoğu yurt dışlarında okumuş, ya da Türkiye’de iyi eğitimler almış bu insanlar akılsız mı ki bu uyarıları kulak ardı etsinler. Canlı yayında ki çevre programı dönüşü 4*4 arazi aracıyla evine giden ünlü şahsiyetler çok mu bilinçsiz sanki?
"Bir dakikalığına bile olsa ayrılırken bilgisayarınızın monitörünü ve odanızın ışığını kapatın" deniyor...
Bu uyarı mantıklı olsa "aklı başında" "zeki" ve "süper eğitimli" patronlara sahip şirketler sabaha kadar gökdelenlerini ya da reklâm panolarını dev spotları yakarak aydınlatırlar mı?
"Isıtıcınızı kışın 2 derece aşağı, yazın 2 derece yukarı ayarlayın" deniyor...
Çevreye duyarlı markalarıyla öğünen ve binlerce kişiyi çalıştıran bankalara, fabrikaların yönetim kısımlarına ve her nevi ofise gidin. Kışın sıcaktan daralan ve ince giyimli, yazın serinliğin fazlasından üstüne bir şey alan personel hemen dikkatinizi çeker.
Bu liste uzar gider. Sıkmayayım daha fazla sizi. Hem en önemlisi toprak için, hammadde için savaşan ve bu uğurda binlerce insanını savaş alanlarında kaybeden devletler hiç küresel ısınma diye bir şey olsa jetlerini, füzelerini savurmakta bu kadar hoyratça davranır mı ? Adamlar zaten toprak ve zenginlik için savaşıyor.
En iyisi siz hiç aldırmayın böyle şeylere açın muslukları, lambaları. Su da bitmez, dünyada ısınmaz nasılsa. Öyle rüzgârdı, güneşti saçma sapan enerji alternatiflerine de meyletmeyin. Halkın yüzde kırk yedisinin oyunu almış bir parti nükleer enerji zararsız diyorsa doğrudur. Bilim adamları nükleer atıklar yok olmuyor falan dese de umursamayın. Öyle bir şey olsa bunu başbakanımız bilmez mi hiç? Aday olsa yüzde bir bile oy alamayacak profesörler, uzmanlar saçmalıyorlar. Orman yangınına falan da üzülmeyin. Nasılsa devletimiz panik yok yerine binlerce fidan dikiyoruz diyor. Sakın aklınız karışmasın, arkadaş memlekete artık yağmur yağmıyor o fidanlar nasıl büyüyecek diye. Bir şekilde büyür gider nasılsa..