Bağcılar Belediyesi ve Türkiye Yazarlar Birliği işbirliği ile düzenlenen anma günlerinin birinci gününde panel düzenlendi. Oturum Başkanlığını Asım Gültekin’in yaptığı panele konuşmacı olarak Şair Ömer Erdem, Yazar Turan Koç, Şair Şaban Abak ve Tiyatro Oyuncusu Ulvi Alacakaptan katıldı.
Açış konuşmasında, Necip Fazıl’ın çok yönlü bir Şair olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “Necip Fazıl, yirminci yüzyılda düşünce dünyamıza engin dehası, sanatı, aksiyonu ile Türk insanını aydınlatmış ve yol göstermiş büyük bir dava, sanat ve fikir adamıdır. Bize düşen, onun engin fikir, düşünce ve mücadelesini iyi okuyup istifade etmek ve onun yarım bıraktığı binayı tamamlamaktır.” dedi.
Oturum Başkanı Asım Gültekin de, Necip Fazıl Kısakürek`in, Türkiye`nin yetiştirdiği büyük bir fikir adamı, şair ve yazar olduğunu belirterek, "Necip Fazıl, kitleleri etkilemiş ve halen etkilemeye devam eden, ölümünden sonra dahi eserleri ilk günkü heyecanla takip edilen ender şahsiyetlerden biridir" dedi.
23 Mayıs Cuma günü Ahmet Yenilmez Sanat Merkezi tarafından “Para” adlı tiyatro oyunu, 24 Mayıs Cumartesi günü ise Kültür Merkezinde Sanatçı Aykut Kuşkaya’nın Necip Fazıl Kısakürek’in şiirlerinden bestelediği ve orkestrasıyla bir dinleti sundu.
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..
Necip Fazıl Kısakürek