Türk Toraks Derneğinden yapılan açıklamada, "sigara bırakma yöntemlerinin, bir sağlık hizmeti olarak tescillenmeden halka sunulmaması gerektiği" belirtildi.
Dernekten yapılan yazılı açıklamada, sigara ve tütün bağımlılığının bir hastalık olduğu ifade edilerek, son yıllarda tütünün zararlarına dair halk sağlığı bilinci geliştikçe toplumun daha fazla oranda bırakmaya yöneldiği kaydedildi.
Türkiye`de hekimler tarafından, gerçek sağlık kuruluşlarında kurulmuş sigara bırakma polikliniği sayısının 50 civarında olduğu vurgulanan açıklamada, buna karşın, bilimsel tıbbi hizmetin yeterince sunulamadığı ortamda kanıta dayalı olmayan tedavilerin hızla yaygınlaştığı ifade edildi.
AB ülkelerinde kanıta dayalı olmayan sigara bırakma yöntem kullanımının yüzde 3 olduğu belirtilen açıklamada, oysa Türkiye`de sağlık sisteminin sigara bırakma tedavilerine artan talebe gereken hızlı yanıtı veremediği için halkın bu denetimsiz, yetkisiz sigara bırakma tedavilerini onaylanmış tedaviler olarak algıladığı ve büyük oranda bunlara yöneldiği aktarıldı.
Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
"Kanıta dayalı olmayan sigara bırakma yöntemleri, başta kanıta dayalı tedavilerin altını oymaktadır ve çok uluslu sigara şirketlerinin bu yöntemleri destekleyebildikleri de bildirilmektedir. Bu gibi yöntemlerin, bir sağlık hizmeti olarak tescillenmeden halka sunulmaması gerekir. Bir sağlık hizmeti olarak tescil edilmesi de mutlaka Sağlık Bakanlığınca yapılmalıdır. Tescil edilen yöntemlerin de izlenmesi ve denetlenmesi gereklidir. Yine bitkisel ve kimyasal ürünler Tarım Bakanlığınca değil, Sağlık Bakanlığınca onaylanmalıdır."
.