İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevinden alınan Nurullah Tuncer, "Görevden alınmama hizmet alım ihalesi gerekçe gösteriliyorsa, Yönetim Kurulu görevden alınmalıydı. Bunun altında tüm yönetim kurulu üyeleri gibi Orhan Alkaya`nın da imzası var" dedi.
Tuncer, görevden alınmasına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, görevden alınmasına ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmediğini ifade etti.
Nurullah Tuncer, "Gerekçeyi sordunuz mu?" sorusuna şu karşılığı verdi:
"Keşke sorabilseydim. Görevden alınmadan önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş`ın beni davet etmesi ve `Arkadaş bu işleri kötü yaptın, şu işler olmuyor, seni görevden alıyorum` demesi daha şık olurdu diye düşünüyorum. Herhangi bir gerekçe sunulması ya da `Çalışmak istemiyorum` denilmesi önemli.
Karar ilişkin "manipülasyonlar yapıldığını" ifade eden Tuncer, "Değişimlerin bu kadar sık olmaması lazım. Bir repertuvar hazırlamak 2 yıl alıyor. Çok iyi bir repertavuramız var, seyirci sayıları geçen yılki seyirci sayısına göre daha fazla. Bu da tiyatronun ve repertuvarının başarılı olduğunu gösteren bir ivmedir. Ben tiyatroyu düşünüyorum, tiyatroyu düşünmeye devam edeceğim. Başka bir şey düşünmem."
Tuncer, "görevden alınmasının tiyatroya hizmet alım ihalesi ile ilgili olup olmadığını bilmediğini" kaydederek, sözlerine şöyle devam etti:
"Kanun var. Tiyatronun ihtiyacı konuşulur. Yönetim Kurulu bir karar alır, bu kararı Şehir Tiyatroları Müdürlüğüne tebliğ eder, müdürlük de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına gönderir. Yani bir ihalenin açılıp açılmayacağına, mevzuata uygun olup olmayacağına başkanlık karar verir. İhaleyi istemezsen kaldırırsın, iptal edersin. Bu zorunlu değil, `illa ihale yapacaksın` diye bir şey yok.
Son hizmet alım ihalesinde de yönetim kurulundan karar çıktı, başkanlık da uygun gördü, ihaleyi açtı. Bunun altında tüm yönetim kurulu üyeleri gibi Orhan Alkaya`nın da imzası var. Görevden alınmama bu hizmet alım ihalesi gerekçe gösteriliyorsa yönetim kurulu görevden alınmalıydı."
-"İLK KEZ YAPILMADI"-
Nurullah Tuncer, bunun ilk kez yapılan bir şey olmadığını da belirterek, şöyle konuştu:
"Kenan Işık `Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz`ı böyle yürüttü. Başar Sabuncu `Bayazıt`ı böyle yürüttü. Nedim Saban `Geçmişten Gelen Kadın`ı bu prosedürle yürütüyor. Hizmet alıyor... Bir kişi ile 168 kişi arasında fark yok. Bir kişiden de 168 kişiden de hizmet satın alabilirsiniz. 168 kişi ile birlikte olmasının sebebi şu; bunun içinde sadece sanatçılar yok, teknik elemanlar var, psikolog, pedagog, halkla ilişkiler var. Dolayısıyla bütün bunlar tiyatronun ihtiyacı kapsamında."
-"DAVA AÇMAYI ŞU ANDA DÜŞÜNMÜYORUM"-
Tuncer, dava açmayı şu anda düşünmediğini, biraz bekleyeceğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Orhan Alkaya`nın önce bu tiyatronun ihtiyacı olan alanda ne yapacağını görmek istiyorum. Tiyatronun ihtiyacı yasal düzenleme yapılması gerekiyor. Bu yönetmelik, yasa olabilir. Hızla yapılmalı. Yapılması için de ilk adımı atmasını bekliyorum. Bu yapılırsa ne ihale ne bir şey kalır. Her şey kanunla bir açıklığa ulaşmış olur. Bunun için bekliyorum. Hızla tiyatronun ihtiyaç duyduğu yasal düzenlemeler konusunda çalışmalar başlar ve sonuçlanırsa bugünkü gibi manipülasyonlar yaşanmaz."
Nurullah Tuncer, daha önce de mahkeme kararı ile görevine döndüğünü anımsattı.
-ORHAN ALKAYA`NIN ÖZGEÇMİŞİ-
Bu arada, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliğine Nurullah Tuncer`in yerine yönetim kurulu üyesi yönetmen, yazar, şair Orhan Alkaya atandı.
Alkaya, 1958`de İstanbul`da doğdu. Hukuk ve gazetecilik okuyan Alkaya, günlük gazetelerde ve dergilerde değişik sanat disiplinleri üzerine eleştiri yazıları, makale ve denemeler yazdı.
Uzun süre Tiyatro-Tiyatro dergisi Yayın Kurulu Üyeliği, Genel Yayın Yönetmenliği ve Türk Tiyatrosu dergisi Genel Yayın Yönetmenliği yapan Orhan Alkaya`nın yönettiği oyunlar arasında "Sığıntılar", "Bezik Oynayan Kadınlar", "Gölge Ustası", "Sahibinin Sesi", "Godot`yu Beklerken", "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı", "Odada Savaş", "Hadi Öldürsene Canikom", "Savaş Ve Kadın" da bulunuyor.
Alkaya`nın "Parçalanmış Divan", "A!Etika", "Yenilgiler Tarihi", "Türkiye Hala Mümkün", Erken Sözler ve "Tuz Günleri" isimli kitapları var.