|
|
 Şehitler Ölmez mi?05.06.2007 12:55 |
|
Puan : 5.0/5 (1 kere puan verildi) |
|
|
Sayfayı Yazdır | Bildir.net 'e Ekle |
Facebook'a Ekle |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
“Allah’ tan, şehitlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum…”
Yukarıdaki cümle ile başlar aslında acı. Güneydoğu ve şehitler hakkında bir hareketlilik olunca, ertesi gün üç beş yazar mutlaka konu ile alakalı olarak bir şeyler yazar ve altına bu cümleyi ekler. O kadar klasikleşti ki bu durum, kendi yazdığım bu tarz yazılardan da, halen bunları yazanlardan da artık iyice uzaklaşmaya başladım. Çünkü biz sadece bir cümle ile konuyu bağlayabilecek kadar basit düşünenlerdeniz…
Oysa bu konu bağlanmaz. Bağlanmayacak da… Evlerimizde rahatça oturan, süslü koltuklarımızdan yazı yazan bizler, hiçbir zaman anlayamayacağız korlaşmış bir acının yangınını… Evet, ateş düştüğü yeri yakıyor ve yakmaya da devam edecek. Biz siyasetle, laga luga ile uğraşmaya devam ederken, yine feryatlar kopacak evlerden, çocuklar öksüz kalacak, analar evlatsız, kadınlar kocasız…
Artık çirkin bir hal almış siyasetimiz, bürokrasimiz ve demokrasimiz bizi yoğurdukça, biz hiçbir zaman anlamayacağız. Moralimizin bozuk olma sebebi birkaç eşi birden idare edemediğimizden dolayı aday listelerine alınmamak ya da o kadar şov yapmamıza rağmen partiye yaranamamak olacak. Ya da, dört yıl boyunca yatmamıza rağmen tekrar aday gösterildiğimiz için sevinç kaplayacak içimizi. Vekil olacağız diye tekrar koşturacak, halkın aklını nasıl çeleriz diye aylarca koşturacağız.
Sevincini böyle, hüznünü öyle yaşayan ve ülkeyi yönetmeye talip olanlardan, bu yüzden hiçbir umudum yok. Çünkü anlamayacaklar aşağıda geçen ve bir şehit oğlunun yazdığı dörtlüğü…
“Biliyorum ben bir şehid evladıyım,
Babam şehit olduğu için başımı dik tutuyorum,
Ama yüreğim yanıyor engel olamıyorum,
Ne olur affet baba, seni deli gibi özlüyorum…”
Bir askerin, yaralanmış teğmenini kucaklayıp kaçırırken, kafasından yediği kurşunla yere devrilmesini yahut teğmeninin kucağında can verirken dahi “Komutanım, iyi misiniz?” diyen bir şehidi anlamak, ceylan derisi koltuklarda, birbirlerine bildikleri tüm küfürleri sıralayan ya da Uzakdoğu sporlarını göstermeye çalışan kişilerden beklenemeyecek bir davranış olacaktır. Kelle hesabı yapanı ise hiç saymıyorum…
“Şehitler, Ölmez mi?” sorusunun yanıtı işte burada gizli. Maalesef şehitlerde ölürler. Haritaların belirlendiği, her gün üç beş şehidin geldiği ve Türk askerine silah çekilen kanlı topraklar görmezlikten gelinirse, şehitler ölür. Bugüne kadar verdiğimiz şehit sayısının yüzde birinden az bir rakamı 11 Eylül saldırılarında kaybeden ABD 6 yıldır dünyanın altını üstüne getirirken, bizim halen izin koparabilme çabamız, bizi mahvederken, şehitlerimizi öldürür…
Duyduğu her şehit haberinde, televizyonun karşısına kilitlenerek, bir eli sigarasında, bir eli yüreğinde kahrolan bir babayı, oğlu gemiler alıp satan bir babanın anlamasını elbette beklemiyorum. Ama halkım artık anlasın istiyorum. Anlasın ki; medya danışmanlarınca hazırlanmış sunumlarca kandırılmasın. Gözünü minicik de olup açsın ve ülkenin gittiği yönü görsün. Tüm bunlar ışığında demokratik tepkisini ortaya koysun… Dilerim her birimiz “Yeter” diyebilme gücüne sahibizdir…
|
|
|
|
|
|
|
| |
| Etiketler : » şehit » pkk » sami güzel » ölüm » terör |
|
|
|
|
|
|