Haber 34 - İstanbul Haberleri - İstanbul Yaşam
Anasayfa Güncel Spor Kültür&Sanat Yaşam İlçeler Etkinlik Mekan
 
Tüm Düdüklü Tencerelere

Tüm Düdüklü Tencerelere

26.09.2007 18:05

Puan : 0.0/5 (0 kere puan verildi)

Sayfayı Yazdır | Bildir.net 'e Ekle | Facebook'a Ekle | Technorati | Digg | Delicious | Google | Yahoo | Stample Upon | Reddit | Mixx

“Kim akıllı, kim deli” sorusuna örnek aramaya kalkarsanız, sanırım kolaylıkla binlerce örnek bulabilirsiniz.İşte ben de geçen gün bu örneklerden birini eve dönerken yaşadım.

Akşam saatleriydi. Bir belediye otobüsünde şoförün arkasındaki koltukta, pencere kenarındaydım. Herkesin işten çıktığı bir saat olduğu için trafik zaman zaman sıkışıyordu. işte bu sıkışma anlarından birinde talihsiz bir ruh hastası, bindiği taksinin camından dışarı fırlayarak, benim içinde bulunduğum otobüse doğru dönüp sahtekar devlet adamlarımızdan, Türklerin Avrupa Birliğine alınıp alınamayacağından bahsetmeye başladı.”Zavallı Türkler, inanıyor musunuz alınacağınıza…”diye bağırıyordu. bu cümleyi duyan bir grup zavallının tepkilerini görmeliydiniz. Otobüsün küçücük camlarından başlarını uzatıp o adama laf yetiştirmeye çalışıyorlardı. Adamın hasta olduğunu söyleseniz de nafile onlar bunu bir de adamcağıza söylemeye çalışıyorlardı, tıpkı mahallelerindeki delileri kızdırmaya çalışan çocuklar gibiydiler: “sen kafayı yemişsin, kafadan kontaksın!” ,“Sensin zavallı, sen Türk müsün acaba?”, “Saygısız ayyaş adam!” gibi bir takım sözleri tepedeki otobüs camlarından başlarını eğerek dışarıya püskürtüyorlardı. O adamın hasta olduğunu söylemem bile hiçbir şey ifade etmedi. Adam iyi giyimli, kibar konuşan, yeni traş olmuş, 60 yaşlarında birisiydi. Otobüstekilerin hasta anlayışı ile örtüşmediği için adama saydırmaya devam ettiler. Otobüs tekrar hareket etti ve taksi bizden uzaklaştı. Adamın bu insanların eline düşmeden bir yakınının gözetimine ulaşacak olmasını dileyerek yoluma devam ettim.

Sonrasında şizofreni, bipolar bozukluk gibi anlamı pek fazla bilinmeyen hastalıkların bilinmesinin ne kadar önemli olduğunu düşündüm..Türkiye’de 300 bin şizofrenin yaşadığı tahmin ediliyor.Toplumsal anlayışsızlıklar ve damgalamalar yüzünden hayatın o kadar dışına itiliyorlar ki onlarla iş yerlerinizde , otobüslerde  karşılaşma olasılığınız çok düşük…Otobüsteki vatandaşlara soracak olursanız aklını yitirmeye bile hakkı yok adamın…Bizim gerçeklerimizin dışına, kendi iradeleri olmaksızın çıkan bu insanları ,biz tamamen dışlayarak ,o gerçek dışılığın içine hapsediyoruz işte..Yaşadıkları şeyin bir hastalık olduğu yeterince öğrenilmediği için,hastalıkları gereği yaptıkları davranışlarla değerlendirilebiliyorlar.

İyi veya kötü olmak gibi bir seçenekleri olmayan insanlar karşısında, iyi olabilme yeteneğimizi ne kadar az  kullanabiliyoruz. Ve bize bulaşma ihtimali olmayan bir hastalığa karşı neden bu kadar uzağız ki? Beyniniz size aynı oyunu oynayabilir. Ve siz bu oyunu çözmeye çalışırken pek çok şeyinizi kaybedebilirsiniz. Kendinizi bir MİT ajanı olarak algıladığınız bir anda sokakta bir demeç vermeye kalkışıp sizi ciddiye alabilecek bir grup tarafından hırpalanabilirsiniz. En zor gerçekleştirdikleri eylemin konuşarak uzlaşmak olduğu bir toplumda, sizi konuşturacak bir hastalığa tutulmamaya nasıl dikkat edeceksiniz?

Issız bir adada temel besin ve barınma ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra en çok ihtiyaç duyulan şey bir arkadaş diyelim…Gerçek dünya ile ilgili tek temasları sizin sesiniz..Kendi kainatlarında bir tanrı,bir kral,bir peygamber,bir jön hatta bir başbakan olmaları gayet doğal…Orası onların düdüklerinin öttüğü alan..Ne komik, bizimkiler de girmiş bir otobüs camından o dünyanın içine, kendi düdüklerini öttürmeye çalışıyorlar...Dilediğiniz kadar öttürün , duyuramayacaksınız!!!Birbirinizinkini duymuyorken, dinlemiyorken,senin dünyana sağırlaşmış bir ruha düdüğünü dinletebilmek mi?Hak getire! Ama benim bir problemim var, çaldığınız düdük ve ne yazık ki dediğiniz de dedik dostlar…

Çağrı Akyol        



Yorum Yaz
Yorumlar
fethi hadimi
sadece ilaçla 'normale uyum saglanacagını' düsünen doktorlar.kent hayatının insan ilişkilerine etkisi.medeniyet algısından moderniteye kaçış ve diplomaların konuşma ve yorum hakkı.sürekli öten düdük ve hatta sirenler.bi parça prozac..ellerine saglık cagrı
 
Etiketler : » bipolar kişilik bozukluğu » bipolar » şizofreni » çağrı akyol » çağrı » akyol » otobüs » türk halkı » zihinsel hastalıklar » avrupa birliği » türk » türklük » mit » mit ajanı » kim akıllı kim deli » düdüklü tencere

 ADnet Reklamları  
Siz de reklam verin  
Diğer Yazılar
Facebook Hareketi
Köşelerin Efendileri
Tüm Düdüklü Tencerelere
Duygusal Eşik Oyunu
Hıdrellez
Başkalarının Hayatı
Oyun Bozuluyor
İstanbul’da Bir Fransız
Çağan`ın Rivayetidir
İstanbul’a Kış Gelince..
Bir Yılda Her Şey Değişti!
Fransız Kültür Merkezi`de Mevlana Günleri
Facebook Hareketi
Asıl Hain Kimdir
İstanbul`un Dilencileri Birleşin !
Duygusal Eşik Oyunu
Anadolu Yakası Opera Binasına Kavuşuyor!
Facebook Neden 15 Milyar Dolar Ediyor?
Ey Şehit Anası! Ağlama...
Sonbahar Film Haftası “Filmekimi”
Aşk Peygamberi 800 Yaşında
Tüm Düdüklü Tencerelere
Eylül İyimserliği !
Msn`den Gelen Resimlere Dikkat!
İstanbul Canlı Kamera - İstanbul Haritası - İstanbul Namaz Vakitleri - İstanbul Firmaları - İstanbul Nöbetçi Eczaneler
Site Haritası - Yeniler - En Çok Okunanlar - En Çok Puan Alanlar
RSS - Technorati Favorilerime Ekle

Anadolu Ajansı
Sitemiz Anadolu Ajansı Abonesidir.
Tüm hakları saklıdır. © 2007
Yazılım ve İçerik EJDER