Dünya Bankası, yayımladığı son ekonomik görünüm raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini aşağı yönlü güncelledi. Küresel ekonomideki yavaşlama, finansal koşullardaki sıkılaşma ve bölgesel belirsizlikler nedeniyle yapılan revizyon, önümüzdeki iki yıla ilişkin büyüme tahminlerinde dikkat çekici bir düşüşe işaret ediyor.
Kuruluşun yeni projeksiyonlarına göre Türkiye ekonomisinin 2026 ve 2027 yıllarında daha ılımlı bir büyüme performansı sergilemesi bekleniyor. Güncellenen tahminler, daha önce açıklanan oranların belirgin şekilde altında kaldı.
- 2026 yılı büyüme tahmini %3,7’den %2,8’e düşürüldü.
- 2027 yılı büyüme beklentisi %4,4’ten %3,7’ye çekildi.
- Küresel ekonomik yavaşlama ve finansal koşullar revizyonun temel nedenleri arasında gösterildi.
- Dünya Bankası, gelişmekte olan ekonomilere yönelik risklerin devam ettiğine dikkat çekti.
2026 Büyüme Beklentisinde Sert Revizyon
Dünya Bankası’nın raporuna göre Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,8 büyümesi öngörülüyor. Bir önceki tahminde bu oran yüzde 3,7 seviyesinde bulunuyordu. Böylece gelecek yıl için büyüme beklentisi 0,9 puan aşağı çekilmiş oldu.
Uzmanlar, küresel ticaretteki yavaşlama ve yüksek finansman maliyetlerinin ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtiyor.
2027 Tahminleri de Aşağı Çekildi
Kuruluş, 2027 yılına yönelik beklentilerini de revize etti. Daha önce yüzde 4,4 olarak açıklanan büyüme tahmini, son güncellemeyle yüzde 3,7 seviyesine indirildi.
Bu değişiklik, orta vadede ekonomik toparlanmanın devam edeceği beklentisinin korunduğunu ancak büyüme hızının daha sınırlı kalabileceğini gösteriyor.
Küresel Belirsizlikler Etkili Oluyor
Raporda, dünya genelinde devam eden ekonomik belirsizliklerin gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskı yaratmaya devam ettiği vurgulandı. Jeopolitik riskler, yüksek faiz ortamı ve küresel talepteki yavaşlama gibi faktörlerin ekonomik görünüm üzerinde belirleyici rol oynadığı ifade edildi.
Dünya Bankası’nın güncel tahminleri, Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdüreceğine işaret etse de, önceki beklentilere kıyasla daha temkinli bir görünüm ortaya koyuyor.
Ekonomistler ise önümüzdeki dönemde enflasyon, faiz politikaları ve küresel piyasalardaki gelişmelerin büyüme performansı üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.