Konya Kapalı Havzası’nda obruk tehlikesi gündemdeki önemini koruyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Konya, Karaman ve Aksaray’ı kapsayan bölgede tespit edilen obruk sayısı 739’a yükseldi. Toplam obrukların 702’sinin Konya’da bulunması, Konya Ovası’ndaki riskin boyutunu bir kez daha ortaya koydu.
AFAD’ın 2020 yılında başlattığı Obruk Duyarlılık Haritası projesi kapsamında bölgede kapsamlı çalışmalar yürütülüyor. Yapay zeka, uydu görüntüleri ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) teknolojilerinden yararlanılan çalışmalarla hem yeni oluşan obruklar tespit ediliyor hem de geçmiş yıllarda meydana gelmesine rağmen kayıt altına alınmayan oluşumlar belirleniyor.
Konya Kapalı Havzası’nda 739 obruk bulunuyor
Konya Kapalı Havzası, son yıllarda obruk oluşumlarıyla Türkiye’nin en fazla dikkat çeken bölgelerinden biri haline geldi. Kuraklık, iklim değişikliği ve yer altı suyunun yoğun ve kontrolsüz kullanımı, bölgedeki obruk oluşumunu etkileyen başlıca faktörler arasında gösteriliyor.
AFAD’ın yürüttüğü çalışmalar sonucunda Konya Kapalı Havzası’nda toplam 739 obruk kayıt altına alındı. Bu obrukların illere göre dağılımında Konya açık ara ilk sırada yer alıyor.
- Konya’da 702 obruk
- Karaman’da 29 obruk
- Aksaray’da 8 obruk
Bu tabloya göre havzada tespit edilen obrukların yaklaşık yüzde 95’i Konya sınırlarında bulunuyor.
Obrukların tespitinde yapay zeka ve uydu teknolojisi kullanılıyor
Konya’da obrukların belirlenmesi amacıyla 2020 yılında başlatılan Obruk Duyarlılık Haritası projesinde teknolojik imkanlardan yoğun şekilde yararlanılıyor.
Çalışmalar kapsamında uydu görüntüleri incelenirken, yapay zeka destekli analizlerden ve Coğrafi Bilgi Sistemi verilerinden faydalanılıyor. Böylece yalnızca gözle görülebilen yeni obrukların değil, daha önce oluşmuş ancak resmi kayıtlara girmemiş obrukların da tespit edilmesi amaçlanıyor.
Uydu görüntülerinin farklı dönemlere ait verilerle karşılaştırılması sayesinde arazide meydana gelen değişimler daha detaylı şekilde incelenebiliyor. Bu çalışmalar, obrukların nerelerde yoğunlaştığının belirlenmesinin yanı sıra gelecekte risk oluşturabilecek bölgelerin ortaya çıkarılması açısından da önem taşıyor.

Konya’da 2020’den bu yana yeni obruklar oluştu
AFAD projesinin başladığı 2020 yılından bu yana Konya’da farklı yıllarda yeni obruk oluşumları da kayıtlara geçti. Paylaşılan verilere göre yıllara göre tespit edilen yeni obruk sayıları şöyle:
- 2020: 28
- 2021: 28
- 2022: 4
- 2023: 2
- 2024: 32
- 2025: 0
- 2026: 2
Veriler, özellikle 2020, 2021 ve 2024 yıllarında obruk oluşumlarının daha yüksek seviyelere çıktığını gösteriyor. 2025 yılında yeni obruk oluşumu kaydedilmezken, 2026 yılında şu ana kadar 2 yeni obruk tespit edildiği belirtildi.
Ancak uzmanlar, bu rakamların yalnızca yeni oluşan obruklardan ibaret olmadığının altını çiziyor. Yapılan arazi ve uydu çalışmalarıyla geçmiş yıllarda meydana gelen ancak daha önce envantere dahil edilmeyen obruklar da tespit ediliyor.
Konya’daki obrukların 380’i kuyu tipi
Konya’da kayıt altına alınan 702 obruk içerisinde 380 kuyu tipi obruk bulunduğu bildirildi. Bu obrukların önemli bölümünün son 30-35 yıl içerisinde oluştuğu belirtiliyor.
Kuyu tipi obruklar, özellikle tarım faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlarda önemli bir risk oluşturuyor. Yer altı suyunun azalmasıyla birlikte zeminin taşıma kapasitesinde meydana gelen değişimler, uygun jeolojik koşullarla birleştiğinde obruk oluşumunu tetikleyebiliyor.
Konya Ovası’nın Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olması nedeniyle yer altı su kaynaklarının kullanımı da bölgedeki obruk tartışmalarının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Kuraklık ve yer altı suyu kullanımı önemli faktörler arasında
Uzmanlara göre Konya Kapalı Havzası’ndaki obruk oluşumlarının arkasında birden fazla çevresel ve jeolojik faktör bulunuyor. Bölgede uzun süredir devam eden kuraklık ve yağış rejimindeki değişimler, yer altı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Özellikle tarımsal sulamada yer altı suyunun yoğun şekilde kullanılması, su seviyelerinin düşmesine neden olabiliyor. Bu durum, obruk oluşumuna elverişli jeolojik yapıya sahip bölgelerde riskin artmasına yol açabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar, yalnızca obruk oluştuktan sonra müdahale edilmesi yerine riskli bölgelerin önceden belirlenmesini ve su kaynaklarının daha kontrollü kullanılmasını önemli görüyor.
Uydu görüntüleri geçmişte oluşan obrukları da ortaya çıkarıyor
Obruklarla ilgili çalışmaların yalnızca günümüzde meydana gelen oluşumlara odaklanmadığı belirtiliyor. Uydu görüntülerinin geriye dönük olarak incelenmesi sayesinde geçmiş dönemlerde meydana gelmiş ancak çeşitli nedenlerle fark edilmemiş obruklar da tespit edilebiliyor.
Bu durum, Konya Kapalı Havzası’ndaki obruk sayısının zaman içerisinde neden arttığının anlaşılmasına da katkı sağlıyor. Dolayısıyla envanterdeki artışın tamamının yeni obruk oluştuğu anlamına gelmediği, bir bölümünün geçmişte oluşmuş obrukların teknolojik çalışmalar sayesinde ilk kez kayıt altına alınmasından kaynaklandığı ifade ediliyor.
Bölgede yüzlerce yıllık obruklar da bulunuyor
Konya Kapalı Havzası’nda yalnızca son birkaç on yılda oluşan obruklar bulunmuyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre bölgede yüzlerce yıl önce meydana gelmiş ana kaya çökme obrukları da yer alıyor.
Çalışmalar kapsamında yaklaşık 50 ana kaya obruğunun tespit edildiği belirtiliyor. Bu oluşumlar, bölgenin jeolojik geçmişinin de obruk oluşumları açısından önemli olduğunu ortaya koyuyor.
Günümüzde meydana gelen obruklarla geçmiş dönemlerde oluşan doğal çökme yapılarının birbirinden ayrılması ve özelliklerinin incelenmesi, bölgedeki risklerin daha doğru değerlendirilmesine yardımcı oluyor.

Yeni obrukların sayısında düşüş dikkat çekiyor
Konya’da obruklarla ilgili son verilerde dikkat çeken bir diğer gelişme ise yeni oluşumların sayısındaki düşüş oldu. Geçmiş yıllarda yılda ortalama 20 civarında yeni obruk oluştuğu belirtilirken, son dönemde bu sayının tek haneli rakamlara gerilediği ifade ediliyor.
2025 yılında yeni obruk kaydedilmemesi, 2026 yılında ise şu ana kadar 2 yeni obruk tespit edilmesi de bu düşüşü destekleyen veriler arasında gösteriliyor.
Bununla birlikte uzmanlar, mevcut riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Kuraklık, yer altı su seviyelerindeki değişimler ve bölgenin jeolojik yapısı nedeniyle Konya Kapalı Havzası’nda obruk oluşumu konusunda çalışmaların sürdürülmesi gerekiyor.
Obruk haritası riskli bölgelerin belirlenmesine yardımcı olacak
AFAD koordinasyonunda hazırlanan Obruk Duyarlılık Haritası, bölgedeki riskli alanların belirlenmesi açısından önemli bir çalışma olarak değerlendiriliyor.
Yapay zeka, uydu görüntüleri ve CBS teknolojilerinin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan verilerin; yerleşim alanları, tarım arazileri, yollar ve diğer kritik bölgeler açısından risk değerlendirmelerinde kullanılabileceği belirtiliyor.
Konya Kapalı Havzası’ndaki 739 obruğun kayıt altına alınması, bölgedeki durumun daha net şekilde ortaya konulmasını sağlarken, uzmanlar yer altı suyunun sürdürülebilir şekilde kullanılmasının önemine dikkat çekiyor.
Özellikle Konya’da 702 obruğun bulunması, bölgedeki su yönetimi ve obruk riskinin birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yapılacak yeni arazi ve uydu çalışmalarıyla obruk envanterinin daha da güncellenmesi bekleniyor.